Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/2169 E. 2021/4127 K. 05.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2169
KARAR NO : 2021/4127
KARAR TARİHİ : 05.07.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 20/11/2018 tarih ve … Karar sayılı ilamı ile; davacı vekilinin zarar miktarına ilişkin sair temyiz itirazları incelenmeksizin “davalı yanca, taşınan emtia teminatına ilişkin olarak düzenlenen iki nolu poliçe ekinde yer alan 1.075,50 TL primin ödenmesi hususunda davacı sigortalıya ihtar yapıldığı ve yine taşınan emtia teminatının üç numaralı poliçe eki ile poliçe kapsamından çıkarılmasına ilişkin zeyil iptalinin sigortalı davacıya bildirildiği hususları davalı … tarafından ispat edilemediğinden, taşınan emtiaya dair ek teminat içeren sözleşmenin geçerliliğini koruduğu ve taşınan emtia teminatı içinde kalan zarar miktarından davalı … şirketinin sorumlu olacağı açık olup mahkemece, davacının uğradığı gerçek zarar miktarı belirlenerek bu doğrultuda bir karar verilmesi gerektiği hususlarına değinilerek davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece, anılan bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile;14.248,49 TL tazminatın 10/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı … şirketinden (poliçe eki limitleri dahilinde) alınarak davacıya verilmesine,dair verilen karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinde düzenlenen ek kloz uyarınca davacının ticari emtiasının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Somut olayda, davacıya ait olup davalı tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınmış olan tankerin 24.04.2012 trafik kazası neticesinde hasar oluşmuş ve ayrıca taşınan akaryakıt zayi olmuş, davalı … araç hasarını davacıya ödenmiş ancak kaza tarihi itibarı ile poliçede taşınan emtia klozu bulunmadığı gerekçesi ile, zayi olan akaryakıt bedelinin ödenmemesi sebebiyle eldeki dava açılmış,mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, zayi olan akaryakıt miktarına ilişkin olarak gerçek zararın belirlenmesi için başkaca bir araştırma yapılmaksızın, davalı … tarafından düzenlenen ön ekspertiz raporunda belirlenen miktara göre hesaplama yapılan 09/01/2015 havale tarihli Ticaret Hukuku Öğretim Görevlisi … tarafından düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Eksik incelemeyle hüküm verilemez.
Somut olayda, araçta motorin yüklü olduğu, 21.325 litre motorinin davacı şirket tarafından …’ta bulunan dava dışı … İnş.Tur.San Ltd. Şti.’ye 24/04/2012 tarihinde KDV dahil 86.814,07 TL bedelle satıldığı, belirtilen miktarda motorinin nakliyesi sırasında kazanın meydana geldiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık kaza sonrası deponun delinmesi nedeniyle sigortalı araç içerisinde bulunan motorinin ne kadarının yola dökülerek telef olduğunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, 21.325 litre motorinin davacı şirket tarafından …’ta bulunan dava dışı … İnş.Tur.San Ltd. Şti.’ye 24/04/2012 tarihinde KDV dahil 86.814,07 TL bedelle satıldığına ilişkin irsaliyeli faturayı dosyaya sunmuştur.
Davalı … tarafından düzenlettirilen 04/05/2012 tarihli ön ekspertiz raporunda; “tankerin 6.800 litre,4.000 litre,5.300 litre ve 5.200 litre kapasiteli 4 ayrı depodan oluştuğunu bu depolardan yalnızca 6800 LT kapasiteli olanında hasar meydana geldiği ve tanker depolarının kapasitesi ve yolda meydana gelen ıslaklık baz alınarak yaklaşık 3500 LT motorinin telef kanaatine ulaşıldığı” belirtilmiş, ancak bu hususa ilişkin teknik bir inceleme yapılmamıştır.
Kaza sonrası tutulan 24/04/2012 tarihli itfaiye raporunda; “kaza neticesi Mercedes marka tankerin yükünün motorin olduğu, kaza neticesi tankerin delindiği, motorin olan yükünün yola ve yol kenarlarına aktığı,gelen kepçe ile aracın yol kenarına çekildiği,daha sonra Belediyeye ait itfaiye aracı ile yolun yıkandığı,motorinin fazla akması nedeniyle başka bir kaza olmaması için yolda kumlama yapıldığı” tutanak altına alınmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan, 09/01/2015 havale tarihli Ticaret Hukuku Öğretim Görevlisi … tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; sözleşmenin ayakta olması durumunda ön ekspertiz raporuna göre 3500 Litre motorin kaybı olduğunun belirlenmiş olmasına göre , 3500 Litre kayba gelen değerin 14.248,49 TL olduğu, buna göre davacının gerçek zararının 14.248,49 TL olduğu” belirlenmiştir.
Mahkemece teknik bir incelemeye dayanmayan eksper raporunda yapılan belirlemelere dayalı olarak düzenlenen bu raporda belirlenen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece;dökülen motorinin miktarının tespiti açısından,olay yerinde keşif yapılarak, dökülen motorinin yol üzerinde bulunan mazgallardan tahliye olup olmayacağının belirlenmesi amacıyla yol üzerinde mazgalların bulunup bulunmadığı gibi etkenler incelenerek, itfaiyeden dökülen motorinin yoldan temizlenmesi için ne kadar su ve kum harcandığı sorulmak ve gerekirse dosyadaki itfaiye raporu ve kaza tespit tutanağındaki tutanak mümzileri de dinlenilmek suretiyle, aracın teknik özellikleri,kaza nedeniyle aracın hasar gördüğü noktalar tespit edilerek, sigortalı aracın,depolarının kapasitesi, depolar arasında geçişin olup olmadığı, kaza nedeniyle depolardan birinin hasar görmesi halinde diğer depolarda bulunan akaryakıtın da telef olup olmayacağı ve zararın miktarı hususlarının değerlendirildiği, 3 kişilik makine mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak yapılacak değerlendirme ile emtia hasarına ilişkin poliçe limitinin 70.000 TL olduğu da gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.