Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21848 E. 2021/10700 K. 21.12.2021 T.

Yayınlanma Tarihi: 12.02.2024 13:03


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21848
KARAR NO : 2021/10700
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş davalı vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15/12/2021 Salı günü davacı vekili Av. ... ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 25/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 589.607,00 TL'ye arttırmıştır.
Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun 565.843,15 TL olarak kısmen kabulü ile 565.843,15 TL'nin 560.843,15 TL'lik kısmına 22/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kazaya karışan... plakalı araç 344389926 poliçe numarası ile davalı ... (...) Sigorta nezdinde sigortalıdır.
... plakalı araç ...-2 poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalıdır.
Davacı vekilinin hakem heyetine yönelik başvuru formu ve başvuru dilekçesinin incelenmesinde; poliçe numarası bölümüne ..., araç plakası bölümüne... plakalı aracın yazılı olduğu, başvuru dilekçesi içeriğinde ise kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu belirtmiş olup, başvuru formunda ve ekindeki başvuru dilekçesinde ... plakalı araç yönünden herhangi bir beyanı ve talebi olmadığı görülmektedir.
Bu haliyle davacı vekilinin talebinin... plakalı araca yönelik ve bu araç için düzenlenen poliçe kapsamında olduğu anlaşılmakta olup, hakem heyetince talep aşılarak fazlaya karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Davacı tarafın başvurusu üzerine davalı ... şirketinin ödeme yaptığı ancak yapılan ödemelerin güncellenerek davacı için hesaplanan tazminattan mahsubu gerekirken yapılmaması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
4-Davacı taraf başvuru dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış, 22/02/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle ''sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesini'' talep etmiş, hakem heyetince ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Davalı ... şirketinin zararı giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1. maddesinde, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta limiti kapsamındaki miktarların ödenmesi gerektiği düzenlenmiş olup, aynı hükme Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 12. maddesinde de yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı ... şirketinden kaza nedeniyle bakiye tazminat istemi 25/10/2019 tarihli dilekçeyle istenmiş, sigorta şirketi tarafından da talep 18/11/2019 tarihinde reddedilmiştir. Buna göre, davalı ... şirketi bakımından, başvurunun sigorta şirketine iletildiği tarih araştırılarak iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasında temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
O halde mahkemece, ıslah edilen kısım bakımından anılan düzenlemeler gereğince temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
5-Sigortacılık Yasası 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete'de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13)(Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, dosyanın saklama kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 21/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.