YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2213
KARAR NO : 2021/3752
KARAR TARİHİ : 28.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucu 14/02/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek, şimdilik 1.000,00 TL sürekli ve geçici çalışma gücü kaybı tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Japan Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sigorta şirketlerinin bölge müdürlüklerinin şube niteliğinde olmadığı ve davalının ticari merkezinin İstanbul olduğu, kazanın vuku bulduğu yerin ortak yetkili mahkeme olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 12/12/2012 tarih ve 2011/13188 Esas- 2012/13953 Karar sayılı ilamında özetle “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, kaza Safranbolu İlçesinde vuku bulmuş, sigorta poliçesi de Karabük İlinde tanzim edilmiştir. Davacı vekilinin davayı, sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan Orta Anadolu Bölge Müdürlüğünün bulunduğu Ankara’da açtığı gözetilerek yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden” bahisle hüküm bozulmuş olup; mahkemenin 10/04/2014 tarih, 2014/90 esas ve 2014/179 sayılı kararı ile Yüksek Mahkemenin kararı HUMK.nun 9/2. maddesindeki ortak yetkili mahkeme kuralına uygun olmayacağından, ortak yetkili mahkeme kuralı bozma kararına uyulması halinde geçersiz hale getirilmiş olacağından, ayrıca taraflar Ankara’da ikamet etmediği, Ankara Mahkemesinin yetkili sayılmasını gerektirir şartlar bulunmadığından mahkemenin eski kararının yerinde olması nedeniyle eski kararda ısrar edilmesine ve Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin direnme kararına karşı temyiz başvurusu üzerine,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26/04/2017 tarih, 2017/17/1110 Esas ve 2017/860 Karar sayılı ilamı ile “Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle” hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 256,60 TL maddi tazminat alacağının davalı … yönünden kaza tarihi olan 14/02/2011 tarihinden itibaren, davalı … şirket yönünden temerrüt tarihi olan 16/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 1.500,00 TL manevi tazminat alacağının davalı …’den kaza tarihi olan 14/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.