YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22240
KARAR NO : 2022/17686
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar için toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
… Uyuşmazlık Hakemince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile davacı … için 49.508,80 TL, davacı … için 36.754,60 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin davacı … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30. maddesinin 12. fıkrası gereği, sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL’yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Hakem Heyetince; davacı … için davalı aleyhine 36.754,60 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davacı … yönünden temyiz edilen karar, tazminat miktarı itibariyle kesin nitelikte olup bu nedenle davalı vekilinin bu davacı yönünden temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin davacı … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacılar vekili, desteğin davalıya sigortalı araçta yolcu iken gerçekleşen kazada öldüğünü açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, desteğin araçta hatır için taşındığını savunarak tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş, hakem heyetince; bu savunmanın reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. TBK 51. madde vd gereğince, hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, dosya kapsamından desteğin ve sürücünün arkadaş oldukları ve birlikte alkol aldıktan sonra gezmek amacı ile araçta bulundukları anlaşılmaktadır. Desteğin araçta ücret mukabilinde taşındığı veya araç sürücüsü ile yakın akrabalık ilişkisi içinde olduğu iddia ve ispat edilmediğine göre desteğin araçta hatır için taşındığı kabul edilerek Dairenin yerleşmiş içtihatları doğrultusunda hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılarak karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-… … tarafından, davacı …’in davasının kısmen kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam nispi vekalet ücretine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacı … lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli, 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine (maktu ücretin altında kalmamak kaydı ile) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.