YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22293
KARAR NO : 2023/1086
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/617 E., 2021/1221 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/534 E., 2019/232 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Alsim Alarko Ohl GO Ortak Girişimi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan TCDD Genel Müdürlüğü tarafından diğer davalı ortak girişime ihale olunan “Ankara-Eskişehir” hızlı tren yolu yapımı sırasında, davacıya ait 114 ada 14 parsel sayılı taşınmaza giden sulama borularının “hızlı tren yolu projesi” ile çakışması sonucu tahrip edilerek cazibe yoluyla sulanan taşınmazın artık sulanamaması nedeniyle oluşan taşınmaz değer kaybı ile her yıl oluşan ürün kaybı zararının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, talep miktarını 315.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı TCDD Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde; zararı verenin yüklenici firma olan davalı Alsim Alarko-OHL olduğunu, müvekkili idarenin meydana gelen zararla ilgili herhangi bir zarar doğurucu eylemi bulunmadığını, müvekkili TCDD ile yüklenici firma arasında yapılan sözleşmenin ilgili maddeleri gereği 3. kişilere verilen zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, bu yüzden davanın husumet yönünden reddini, eğer husumetten reddine karar verilmez ise davanın yargı yolu yönünden reddini istemiştir.
Davalı Alsim Alarko OHL G-O Ortak Girişimi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin TCDD tarafından onaylanan projeyi uyguladığını, zararlardan sorumlu olamayacağını, davacının zararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sulama hattının ıslahının mümkün olduğuna ilişkin bilirkişi raporu benimsenerek davacının taşınmazına isabet eden sulama hattının yapım maliyeti yönünden davalılardan Alsim Alarko OHL G-O Ortak Girişimi yönünden istemin kısmen kabulüne, 7.311,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte Alsim Alarko OHL G-O Ortak Girişimi’nden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalı TCDD Genel Müdürlüğü yönünden ise davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Alsim Alarko OHL G-O Ortak Girişimi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin yaptığı çalışma esnasında müvekkiline ait taşınmazın sulama sistemini tahrip ettiğini, bu nedenle arazinin sulu arazi iken kuru arazi haline geldiğini, zararın buna göre hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, raporun hatalı olduğunu, davalı TCDD Genel Müdürlüğünün de zarardan sorumlu olduğunu, bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Alsim Alarko OHL G-O Ortak Girişimi vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, bölgede yapılan çalışmanın onaylanan projelere uygun şekilde gerçekleştirildiğini, yeni sulama hattı ile sorunların çözüldüğünü, TCDD Genel Müdürlüğüne ilişkin husumet yönünden red kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, zararın belirlenmesine ilişkin yöntemin gerçek zarar ilkesine uygun olduğu gerekçesi ile tarafların bu yöndeki istinaf isteminin reddine, davalı TCDD Genel Müdürlüğü yönünden kamu kurumunun bir plan ve proje kapsamında yürüttüğü iş nedeniyle davacıya zarar verildiği iddia edildiğine göre davanın adli yargıda görülemeyeceği, ilk derece mahkemesince pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesinin hatalı olduğu, bu nitelikteki bir davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun belirtilen 2. maddesine göre idari yargı yerinde tam yargı davası olarak açılması gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine, davanın kısmen kabulü ile 7.311,00 TL tazminatın davalı Alsim Alarko OHL-GO Ortak Girişiminden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; taşınmazın sulama sisteminin eski haline getirilemediğini, eskisinin aynısı olan yeni bir cazibe yoluyla sulama teşkilatının da inşa edilemeyeceğini, mahkemece delillerin taktirinde yaptığı yorumun hatalı olduğunu, TCDD yönünden de pasif husumet nedeniyle davanın reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılar tarafından hızlı tren yolu yapımı sırasında davacıya ait taşınmaza giden su borularının tahrip edilmesi sonucu taşınmazın sulanamaması sebebiyle taşınmaz da oluşan değer kaybı ile her yıl oluşan ürün zararına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 50, 51, 52 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge adliye mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 9 nolu bendinde “Davacı, vekil ile temsil edildiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725TL vekalet ücretinin davalı Alsim Alarko OHL-GO Ortak Girişiminden alınarak davacıya verilmesine”, 10 nolu bendinde “Davalı Alsim Alarko OHL-GO Ortak Girişimi, vekil ile temsil edildiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 21.686,34TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine” karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13. Maddesi“ “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2)Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3)Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 3. Fıkrasında “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” denilmektedir. Buna göre mahkemece davalı Alsim Alarko OHL-GO Ortak Girişimi yararına, reddedilen miktar için hesaplanan 21.686,34 TL vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 9 numaralı bendinde yer alan “2.725TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL”, hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinde yer alan “21.686,34TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.