YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/224
KARAR NO : 2022/12504
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Bursa İnegöl Devlet Hastanesinde 02/07/2010 tarihinde yapılan tıbbi müdahalelere rağmen hizmet kusuru işlenmek suretiyle hayatını kaybeden müteveffa …’nin mirasçıları tarafından müvekkil kurum adına açılan maddi manevi tazminat davası sonucunda davanın kısmen kabulüne ilişkin Bursa 3. İdare Mahkemesi’nin 28/12/2012 tarih 2011/186 esas, 2012/1170 karar sayılı kararına istinaden kurum bütçesinden ödenmiş olan toplam 256.937,75 TL tazminatın ödeme tarihi olan 28/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, … hakkında tanzim olunan son tarihli ATK raporunda müvekkilimin adının dahi geçmediğini, ayrıca hastane kayıtlarına göre aynı tarihte bir adet genel cerrah, bir adet de göğüs hastalıkları uzmanı tarafından hastanın muayene edildiğini, müvekkilinin ise nöbetçi hekim olduğunu, hastanın müvekkiline muayene olmayı reddederek daha önceden tanıdığı genel cerraha gittiğini, uzmanın da muayenesinin hastane kayıtlarında mevcut olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, yargılama sonucu toplanan deliller, alınan raporlar ve tüm dosya kapsamına göre; davalı doktora atfı kabil bir kusur bulunmadığı, uzman bilirkişilerin raporlarıyla tescil edildiği; davalı doktorun ölen kişiye karşı muayene yetenekleriyle ilgili değerlendirmenin uzmanlık gerektiren bir husus olması, özel ve teknik bilgi gerektiren hususlarda mahkemenin alınan uzman bilirkişi raporlarıyla bağlı olması nedeniyle bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, hüküm vermeye elverişli olduğu gözönünde bulundurularak davacı vekili tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemece bilirkişi raporları ve diğer deliller gözetilerek varılan sonucun yerinde olduğu, olayda davalı doktorun ihmalinin bulunmadığı, davacı vekilinin karara yönelik itirazlarının haksız olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf sebeplerinin HMK’nın 353/1-b/1. maddesi hükmü uyarınca istinaf talebinin esastan reddine karar vermiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava rücuen tazminat davasına ilişkindir.
Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalı Dr. …’un Bursa İnegöl Devlet Hastanesinde görevli olduğu, …. isimli hastaya İnegöl Devlet Hastanesinde uygulanan tıbbi müdahalede hizmet kusuru olduğundan bahisle … aleyhine Bursa 3. İdare Mahkemesinin 2011/186 esas sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davanın ilamlı icra takibi sonrasında ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde, davacıya mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karar örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.