YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22493
KARAR NO : 2023/232
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/589 E., 2021/344 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen haksız fiil nedeni ile maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 17.03.2013 tarihinde davalı şirkete sigortalı kamyonetin, arkadan gelen araçları kontrol etmeden, sinyal yakmadan, aniden dönüş yapması sonucunda davacının kullandığı motosiklete çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda davacının malul kaldığını, saptanan kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini iddia ederek davacının dava konusu trafik kazası sonucu uğramış olduğu çalışma gücü kaybı ve efor kaybından/sakatlıktan doğan maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, aracın işleteninin değişmiş olduğunu, işletenin sorumluluğu bulunmadığı takdirde sigorta şirketinin de sorumlu olamayacağını, davacının zararının ispat edilmesi gerektiğini, davacının ağır kusurunun olduğunu, illiyet bağının kurulması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2011/511 Esas, 2016/448 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2016/13456 Esas, 2019/5534 Karar sayılı kararıyla davacının dava dilekçesinde maluliyet oranını %33 olarak sınırladığı dikkate alınmaksızın, mahkemece taleple bağlı kalınmaksızın davacının maluliyet oranının %90 olarak belirlendiği rapor dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın kabulüne 250.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde: bozma sonrasında mahkemece usulü kazanılmış haklar ihlal edilerek ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre değil 2020 yılı verilerine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, yine mahkemece dava tarihinin hatalı yazıldığı gerekçeleri ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı sigorto şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına aracın, davacının sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu meydana gelen maluliyetten doğan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 üncü maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bozma ilamından önce verilen ilk hükümde davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, mahkemece bozma ilamından önce davacının maluliyet oranı %90 olarak belirlenmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, davalı yararına olmak üzere maluliyet oranının davacı tarafça %33 olarak sınırlandırıldığından taleple bağlılık ilkesi gereği bozulması üzerine davacının maluliyet oranı talebi gibi %33 olarak belirlenmiş ve bu oran esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Ancak yapılan hesaplamada tazminata esas gelir güncel asgari ücret olarak belirlenmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamının kapsamı (maluliyet oranına ilişkin davalı taraf yararına bozma yapıldığı) dikkate alındığında, mahkemenin anılan bu kabulü yerinde olmamıştır. Diğer yandan; mahkeme ilk hükmü davalı taraf yararına bozulduğu ve mahkeme ilk hükmüne esas alınan aktüer raporunda davacının hesaba esas gelirinde 2016 yılı asgari ücret verileri esas alındığı halde, temyize konu son hükme esas alınan aktüer raporunda davacı geliri 2020 yılı güncel asgari ücret esas alınarak yapılmıştır. Bu rapora göre karar verilmesi, davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edici nitelik taşımaktadır.
Açıklanan nedenlerle; mahkeme ilk hükmüne ilişkin önceki bozma ilamının kapsamı, davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve adı geçen davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Bu itibarla; maddi tazminata ilişkin olarak verilen mahkeme ilk hükmü sadece davalı yararına bozulmakla davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilip, tespit edilen % 33 maluliyet oranı üzerinden, bozma öncesindeki aktüer rapor tarihi verileriyle hesaplamanın yapılması için ek rapor alınıp karar verilmesi gerekirken, davalı yararına oluşan kazanılmış hakları ihlal edecek şekilde fazla tazminata karar verilmesi de hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
V. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.