YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22540
KARAR NO : 2022/14821
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 15/01/2019 gün 2018/551 E-2019/181 K sayılı ilamında; Somut olayda dava dilekçesi içeriğinde destek zararı ve defin gideri zararı olduğundan bahsedilerek fazlaya dair haklar saklı tutularak davacı eş Nurten için 2.000,00 TL maddi ve destek, davacı evlatlar .. için 500,00 TL maddi ve destek, … için 500,00 TL maddi ve destek ve … için 1.000,00 TL maddi ve destek tazminatı talep edilmiş, ıslah dilekçesinde ise destek tazminatı talepleri davacı … için 36.389,85 TL, … için 4.042,77 TL, … için 2.118,18 TL ve … için 1.059,14 TL’ye yükseltilmiş, mahkemece davacı … bakımından maddi tazminat talebinin reddine, davacılar … için 36.389,85 TL, … için 4.042,77 TL ve … için 2.118,18 TL destek tazminatı ile tüm davacılar için toplam 3.000,00 TL cenaze ve defin giderine hükmedilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi doğrultusunda, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın kuruşlandırılarak ne kadarının destek tazminatı, ne kadarının cenaze ve defin giderine ilişkin olduğu davacılar vekiline açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre muhtemel yaşam süreleri belirlenirken Population Masculine Et–Feminine (PMF) Yaşam Tablosu esas alınmalıdır. Ayrıca, daimi işgöremezlik tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır.(YHGK., 28.06.1995 tarih, 1994/9-628 Esas, 1995/694 Karar) (YHGK., 28.06.1995 tarih, 1994/9-628 Esas, 1995/694 Karar)
Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak desteğin ve davacıların kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmiş, işleyecek dönem için de %5 oranında artırım ve iskonto uygulanarak hesaplama yapılmıştır. Mahkemece tazminat esaslarına uygun olmayan şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece aynı bilirkişiden yukarıdaki açıklamalar ışığında PMF tablosu ve 1/Kn katsayısına göre hesaplama yapılması için ek rapor aldırılarak sonucuna göre (temyiz eden davalılar lehine oluşan kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla) karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Buna göre; destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken, zarar görenlerin istifade sürelerinin belirlenmesi önem taşımaktadır.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşlarının, okuldaki eğitim durumlarının, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacak iseler 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta iseler yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı evlat … kaza tarihinde 21 yaşında olup 22 yaşına kadar destek hesabı yapılması gerekirken, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda adı geçen davacının rapor tarihi itibariyle hala bekar, işsiz ve ailesiyle birlikte yaşıyor olması şeklindeki yerinde olmayan gerekçelerle 26 yaşına kadar destek hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda davacılar eşini ve babalarını trafik kazasında kaybettiğinden ayrı ayrı 20.000’er TL’den toplam 80.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davacı eş Nurten için 20.000,00 TL, davacı evlatlar … için 10.000,00 TL, … için 15.000,00 TL, … için 15.000,00 TL olarak toplam 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Murisin %70 oranında kusurlu, davalının %30 oranında kusurlu oluşu, kaza (ölüm) tarihi (07/10/2009), sosyal ekonomik durum gibi hususlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın miktarı tüm davacılar için fazla olup hakkaniyet ve adalete uygun düşmediği gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak 36.389,85 TL’nin …’a, 3.974,73 TL’nin …’a, 345,43 TL’nin … kaza tarihi olan 07/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta şirketinin sigorta limiti ile sınırlı sorumlu olmak şartı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, davacılardan … yönünden talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL’nin …’a, 5.000,00 TL’nin …’a, 5.000,00 TL’nin …’a, 5.000,00 TL’nin …’a kaza tarihi olan 07/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan İETT ve …’dan tahsili ile işbu davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yargılama yapılmış olmasına, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekili, davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan ve aşağıda dökümü yazılı 2.243,49 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar İETT Genel Müdürlüğü ve …’dan alınmasına 16/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.