YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22810
KARAR NO : 2021/7359
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının kabulüne ilişkin hükmün 17. Hukuk Dairesi’nce bozulması sonrası verilen 27/10/2016 tarihli direnme kararının, davalı vekili tarafından temyizi istenilmekle, HGK’ca direnme kararının onanması ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya dairemize gönderilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalıya ait otobüsün davacı şirket nezdinde trafik sigortalı olduğunu, aracın dava dışı ehliyetsiz sürücü tarafından sevki sırasında asli kusurlu olarak çarptığı araçta hasara neden olduğunu, karşı araçta oluşan hasar nedeniyle davacı şirket tarafından 7.000,00 TL. hasar tazminatının 05.04.2013 tarihinde ödendiğini belirterek, 7.000,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; kazada oluşan tüm maddi ve manevi zararlara karşılık (pert araç bedeli dahil) davalının 30.000,00 TL. ödediğini ve ibra edildiğini, davacı şirketin ödeme tarihinin zarar görenin davalıyı ibra tarihinden sonra olduğunu, bu nedenle ödemenin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 7.000.00 TL’nin 05.04.2013 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın, davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 28.03.2016 gün ve 2015/15919 E.- 2016/3863 K. sayılı ilamı ile; “6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereği davada Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğu için usulden red kararı verilmesi gerektiği” gerekçeleriyle karar bozularak dosya mahkemesine geri çevrilmiştir. Mahkemece, yeniden yapılan yargılama sonunda, önceki kararda direnilerek “davanın kabulü ile 7.000.00 TL’nin 05.04.2013 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline” karar verilmiştir.
Davalı vekilinin direnme kararını temyizi üzerine, Yargıtay HGK’nın 2018/(17)4-158 Esas- 2021/661 Karar sayılı, 01.06.2021 tarihli ilamı ile; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, direnme kararı uygun olduğundan, davalı vekilinin diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine karar verilmiş olup, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davalı ile zarar gören dava dışı 3.kişi arasındaki “anlaşma” başlıklı 24.12.2012 tarihli belgede, davalının zarar görene ödediği bedelin araç sürücüsünün yaralanmasına ilişkin olduğu açıkça yazıldığından, anılan belgenin eldeki davaya konu rücu alacağını (araç hasar bedeli) kapsamadığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemesine; davacı sigortacının davalı sigortalısına rücu şartlarının mevcut olmasına ve uzman bilirkişi raporuyla rücu edilebilecek miktarın belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 358,17 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.