Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/22893 E. 2023/1374 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22893
KARAR NO : 2023/1374
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : İtirazın Reddi

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara her iki taraf vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kasko sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Davacının kusurunun bulunmaması , davacının sunduğu raporda tespit edilen % 51 maluliyet oranı, ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak davanın kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın 19.10.2020 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde hükmedilen miktarın az olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur ve maluliyeti kabul etmediklerini, hükmedilen tutarın fazla olduğunu vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “….Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, trafik kazası tespit tutanağına göre davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği tutanağın aksine delil bulunmadığı , hükmedilen tutarın somut olayın özelliklerine uygun olduğu , vekalet ücretinin tam ve nispi olması gerektiği bu nedenlerle her iki taraf vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği” gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 177 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ve 58 inci maddeleri , 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi,

3. Değerlendirme
1.10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir.

Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK’nın 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK’nın 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına her iki taraf vekili de itiraz etmiş olup, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçe kısmında, her iki taraf vekilinin de itirazlarının reddedildiğinden bahsedilmiş, hüküm fıkrasında da her iki taraf vekilinin itirazlarının reddedilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiği halde, kararın hüküm fıkrasında ” Sigorta şirketinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapmış olduğu itirazın reddedilmesine ” karar verildiği; bu suretle kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı ve kararın infazında tereddüt oluşturulduğu görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.