Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23153 E. 2023/2250 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23153
KARAR NO : 2023/2250
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Usulden ret kararına karşı davacının itirazının kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kabulüne, başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.02.2017 tarihinde davalıya sigortalı aracın müvekkili yayaya çarpması sonucu yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak verilmiş olan raporda başvuru sahibinin %8 oranında maluliyetinin bulunduğunu 9 ay süre ile geçici iş göremez durumda olduğunu ve 45 gün bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 240,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.260,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 41.000,00TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bilirkişi raporu sonrasında talebini toplam 88.498,70 TL sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, adli raporun usulüne uygun düzenlenmediğini, müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, zararın sigortalı aracın kusuru oranında belirlenmesi gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanması gerektiğinden reddi gerektiğini, Genel Şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini, AAÜT’de belirtilen vekâlet ücretinin 1/5’i tutarında olmasını, başvurunun reddini yargılama giderleri ile birlikte vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki dava ile konusu, tarafları ve hukuki dayanağı aynı olan Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/321 E. sayılı dava nedeniyle kesin hüküm olması sebebiyle HMK 114/1-i ve HMK m.115/2 maddeleri gereğince başvurunun usulden reddine karar vermiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz etmiştir.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık hakem heyeti kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde evvelce açtıkları davada esastan karar verilmeyip, ara kararı yerine getirilmediğinden gerçekte davanın usülden reddine karar verildiğini, İlk heyetin emsal aldığı başka bir mahkeme kararının eldeki davada emsal olamayacağını, esasen uyuşmazlık hakem heyetinin de sonuç olarak davanın usülden reddine karar verdiğini, noksanlık var ise bunun tamamlanıp yeniden dava açılabileceğini bu nedenle kararın kaldırılıp; davanın esasına girilerek, alınacak aktüer bilirkişi raporuna göre karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekilinin yaptığı itirazların kabulü ile, bu kararın hüküm fıkrasının karardan çıkarılıp, yerine yeniden karar verilerek; davanın kabulü ile 88.498,70 TL, sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri zararının, 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi (avans faizi) ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, AAÜT’nin 13.maddesi yollaması ile 3. kısma göre hesaplanan 12.304,80 TL nispi avukatlık ücretinin, davalıdan alınıp, vekille temsil olunan davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde: Başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmediğini, aynı alacak kalemlerine ilişkin yeniden dava veya tahkime başvurulmayacağından başvurunun HMK m.115/2 gereğince söz konusu başvuruya ilişkin hakem heyetince verilen ve yerinde olan usulden red kararının İtiraz Hakem Heyetince kaldırılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunda yer alan oranın kabulü mümkün olmadığını, hesaplama yöntem, tablosu ve iskonto oranı yargıtayın ekli en güncel kararı doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosuna %1.8 teknik faize göre olması gerektiğini, yürürlükte olan poliçe genel şartaları gereği geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe teminat dışı olduğunu, başvurucu tarafa, sgk tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kusura ilişkin bilirkişi raporu itiraz hakkı olmadan tek yanlı alındığını, vekalet ücretleriyle ilgili olarak, tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin her iki taraf için de avukatlık ücret tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin beşte biri olduğunu belirterek arz edilen nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen maddi tazminata ilişkin faiz başlangıcı 05.01.2021 tarihi sehven belirtilmiş olup, nitekim sigorta şirketine belgelerle başvurulma tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacı tazminat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemişse, temerrüt gerçekleşmiş olur ve ıslah ile artırılan miktara da temerrüt tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, başvuruları üzerine 33448334-0 nolu hasar dosyası oluşturulmuş olup aktüer hesabı yapılması için eksik belgeler istendiğini, 26.02.2018 tarihinde eksik belgelerin sigorta şirketine gönderildiğini, 23.03.2018 tarihinde sigorta şirketinden taraflarına pilot dava açılıp sulh olunması koşullu ile 43.000,00 TL ödenmesinin teklif edildiğini, ancak sigorta şirketinin teklifi real ödenecek maddi tazminat miktarından düşük olduğu için teklif edilen miktarın kabul edilmediğini, sigorta şirketinin taraflarına iletikleri cevap ve teklifin tarihi yani 23.03.2018 tarihinin tebliğ tarihi sayılarak 01.04.2018 tarihinden itibaren ticari faizin işletilmesinin gerektiğini belirterek kararın faiz başlangıç tarihi yönüyle düzelterek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 ve 115 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin (14) numaralı fıkrası.

3. Değerlendirme
1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 14 üncü fıkrasında; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme gereğince başvuru sahibinin tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
Somut olayda; davacı vekili eldeki başvuruya konu talebin maluliyet artışına ilişkin olduğunu ileri sürmemiş, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının tarafından düzenlenen 10.08.2020 tarihli rapora göre kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %8 olduğunu belirterek, güncel verilere göre hesaplanacak tazminatın ödenmesini talep etmiş; davalı vekili cevap dilekçesinde Kırıkkale 2. Asliye Mahkemesinin 2018/181 E. Sayısı ile açılan davada ispatlanamayan davanın reddine karar verildiğini savunmuştur. Dosyada bulunan karardan, geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle uğranılan zararların ilgili poliçe limitleri ve teminatları kapsamından davalıdan tazmin edilmesi istemiyle 27.04.2018 tarihinde Kırıkkale 2. Asliye Mahkemesinin 2018/181 E. sayılı dosyasında açılan davada (ayrıca manevi tazminat istemiyle birleşen dava), kaza nedeniyle davacının çalışma gücü kaybına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi gerektiği, yargılama sırasında ilk kez 08.05.2019 tarihli ara kararda dosyanın maluliyet raporu alınması amacıyla ilgili hastaneye gönderilmesine karar verildiği bundan sonraki aşamada davacı hastane tarafından verilen randevu gününe itibar etmeyerek randevuya sebepsiz yere gitmediği, bunun üzerine bu kez ikinci ve son kez 02.10.2019 tarihli ara kararda ihtaratlı bir şekilde davacının randevuya gitmemesi halinde dosyanın mevcut haliyle değerlendirileceği belirtildiği sonrasında ise hastane tarafından verilen randevu gün ve saatine davacı tarafından yine riayet edilmeyerek ikinci kez dosya rapor tanzim edilmeksizin hastane tarafından mahkemeye iade edildiği ikinci kez verilen kesin ve ihtaratlı süreye karşılık davacı taraf çalışma gücü kaybı oranı konusunda muayeneden ve bilirkişi raporu aldırılmasından kaçınmış olup bu nedenlerle ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine 08.01.2020 tarihinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruya ilişkin formda ise daha önce kısmi ödeme yapılıp yapılmadığı ve başvuru konusuyla ilgili olarak mahkemeye müracaat edilip edilmediğine yönelik sorulara davacı vekilince olumsuz cevap verildiği görülmektedir.
Şu halde, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmemiş olmasına dair usuli şartın gerçekleşmemesi sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalıya iadesine,

Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.