YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23195
KARAR NO : 2021/11509
KARAR TARİHİ : 30.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş davalı vekilin cede duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15/12/2021 günü davalı vekili Av. … geldi, davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 05/03/2019 tarihinde, müvekkilinin, yolcu olduğu araçta meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve %40 oranında maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 45.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 88.041,99 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komiyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulü ile 56.663,71 TL tazminatın 21/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiş hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince İtirazın kısmen kabulüne,UHH kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine buna göre başvuru sahibi lehine AAÜT 17/2 gereği nispi olarak hesap edilen vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanan 1.633,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili ve davacı vekili işbu karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki 2/a-b numaralı bent kapsamı dışında kalan ve yine davacı vekilinin 3 numaralı bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
a-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nın 43. (6098 sayılı TBK’nın 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi
gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
Somut olayda dosya kapsamından davacının içinde bulunduğu aracın sigorta şirketine karşı açıldığı ve araç sürücü ile arkadaş oldukları sabit olmakla Uyuşmalık hakem Heyetince hesaplanan tazminattan %10 oranında hatır taşıması indirimi yapılmış ,İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin indirim oranının yetersiz olduğuna dair itiraz reddedilmiştir.Ancak varılan sonuç dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun düşmemiştir.Bu durumda hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
b-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.
Somut olayda dosya kapsamından,olay günü davacı ile arkadaşı olan sürücü …’un birlikte alkol alarak araca bindikleri anlaşılmakta olup dairemiz yerleşik uygulmalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken ,eksik olarak %10 oranında indirim yapılması doğru olmamıştır.
3- Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi ve tam olarak 8.166,28TL vekalet ücretine hükmedilmiş,davalı vekilinin itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine AAÜT 17/2 gereği nispi olarak hesap edilen vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanan 1.633,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sigortacılık Yasası 30/17 madde ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktunun altında
kalacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ve davacı vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-a-b)numarlı bentte açıklanan açıklanan nedenlerle davalı vekilinin (3)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davacıya yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 30/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.