Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23249 E. 2023/1811 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23249
KARAR NO : 2023/1811
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 30.05.2019 tarihinde davalı … nezdinde … poliçesi ile sigortalı olan otobüsün ani fren yapması sonucu, otobüste yolcu durumunda olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 40.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; başvuruya konu talebin zamanaşımına uğradığı, davacının zararının kaza ile illiyetli olması gerektiği, davacı tarafa bir kısım ödeme yapıldığı, başvuruya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 22.05.2021 tarihli ve K-2021/62949 sayılı kararıyla; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı … şirketinin kazaya karışan aracın … poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili;
1. Başvuru sahibinin müvekkili şirkete ve tahkim başvurusuna sunmuş olduğu ve aktüer raporuna esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı,

2. Aktüer raporunun hatalı olduğu,

3. Kusur oranın yeniden belirlenmesi gerektiği,

4. Vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini, savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 14.07.2021 tarihli ve 2021/İHK-18321 sayılı kararıyla; davacının başvuru öncesinde davalı şirkete başvuruda bulunduğu, Yargıtay’ın güncel içtihatları uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini, TRH 2010 tablosundaki yaşam sürelerinin daha uzun olması nedeni ile tazminat miktarı yükseleceğinden, aleyhe hüküm kurma yasağı uyarınca davalının bu itirazının reddi gerektiği, dosyada yer alan kusur raporu aksine bir belge de ortaya konulamadığından bu yöndeki itirazın reddi gerektiği yönetmelikle kanun hükmü değiştirilemeyeceğinden tam vekalet ücretine hükmedilmesinden yanlışlık bulunmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik’e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan 20.11.2020 tarihli Katip Çelebi Üniversitesi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 20.11.2020 günlü raporunda ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan 14.03.20121 tarihli bilirkişi raporunda davacının maluliyetinin çalışma Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirilmesi sonucunda davacının özürlülük oranının %3,1 olduğu tespit edilmiştur. İtiraz Hakem Heyeti raporu usulüne uygun olduğu gerekçesi ile hükme esas almıştır. Ancak işbu rapordaki dayanak yönetmelik kaza tarihinde yürülükte olmadığından hükme esas alınması doğru olmamıştır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, davalının usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek(eksik varsa temin edilerek), dosya kapsamında hükme esas alınan raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu’ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

3. Davacının polis memuru olduğu ve trafik kazasının görevi sırasında gerçekleştiği dosya kapsamından anlışılmaktadır. Davanın konusu kaza nedeniyle oluşan işgücü kaybı tazminatıdır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davacıya 2330 Sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat ödenip ödenmediği, SGK tarafından peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığı, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda bir araştırma yapılması gerekirken bu araştırma yapılmadan hüküm kurulması hatalıdır. Diğer taraftan; davacının görevi başındayken

gerçekleşen kazada yaralanıp maluliyete uğraması nedeniyle, dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya iş kazası nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun da araştırılmadığı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle davacının kaza tarihi itibariyle bağlı olduğu kurumdan dava konusu trafik kazası nedeniyle, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun dahilinde davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmışsa ödenen bedelin neye ilişkin olduğu (maddi- manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi) hususlarının sorulması ve dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi; yine, SGK’dan dava konusu kazada davacının malul kalması nedeniyle, iş kazası yönünden herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi; tüm belgelerin toplanmasından sonra, toplanan tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen hüküm doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
4. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19.01.2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın, saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.