Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23337 E. 2023/17 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23337
KARAR NO : 2023/17
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/943 Esas 2021/597 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu davacıların destekten yoksun kalması sonucu maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.10.2014 tarihinde davacıların eş ve annesi/yaya ile davalıların sürücü, işleten ve … sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasından 48 saat sonra yayanın vefat ettiğini, davacıların büyük acı ve elem yaşadığını, maddi olarak zarara uğradıklarını, tedavi giderleri yaptıklarını iddia ederek, müvekkilinin açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL maddi zararının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olacak şekilde tüm davacılardan müşterek müteselsil tahsiline, davacı eş için 40.000,00 TL, diğer davacıların her biri için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, talep artırım dilekçesi ile davacı … için maddi tazminat talebini 89.998,30 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ile üçüncü kişilere karşı işletenin kusuru ile sorumlu olduğu zararlarla sınırlı olduğunu, dava konusu olayda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının ve hangi sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalılar ise cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.03.2016 tarihli ve 2016/247 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararı ile; davacının davasının Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114 üncü maddenin 1 inci fıkra ç bendi ve 115 inci maddenin 2 fıkrası gereğince kesin yetki dava şartı yokluğundan usulden reddine, yetkili mahkemenin Midyat Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairenin 08.06.2016 tarihli ve 2016/8805 Esas, 2016/7015 Karar sayılı kararı ile; “… Somut olayda, dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, trafik kazası netice itibari ile bir haksız fiildir. Davaya konu trafik kazası Mardin /Midyat’ta meydana gelmiş, davalı … şirketinin adresi İstanbul, bir kısm davacıların dava tarihindeki yerleşim yeri ise Mardin/Midyat’tir.
Davacı taraf HMK 16.maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak davalı … şirketinin ikametgahı mahkemesinde dava açmıştır. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda “…Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporları dosyamız kapsamında bir arada değerlendirildiğinde; meydana gelen trafik kazasında davalı …’ün % 70, müteveffanın % 30 kusurlu olduğu, yerleşik içtihatlar doğrultusunda davacı …’in 3. kişi konumunda olması nedeniyle müteveffanın kusurunun davacıya yansıtılmaması gerektiği, bu doğrultuda yapılan aktüer hesabına göre davacı …’in müteveffanın desteğinden yoksun kalması tazminatının 5.219,20 TL olarak hesaplandığı, alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu, kaza tarihindeki paranın alım gücü, davacıların eş ve annelerini kaybetmiş olmaları nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunuyor olması, ölenin ve davalı sürücünün kusur durumu…” gerekçeleri ile maddi tazminat istemi yönünden, davacı …’ın maddi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile 5.219,20 TL maddi tazminatın, davalılar … ve … yönünden kaza tarihi olan 28.10.2014 tarihinden, davalı … yönünden dava tarihi olan 07.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat istemi yönünden, davacı …’ın manevi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı … dışındaki tüm davacıların manevi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için (… dışındaki 9 davacı) 5.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak … dışındaki davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların annesinin kazanın ardından 48 gün sonra vefat ettiğini, bu sürecin müteveffanın çocuklarının acısını büyüttüğünü, belirlenen manevi tazminatın Yargıtayın manevi tazminat belirlerken dikkate aldığı kriterlere uygun olmadığını, düşük kaldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın kazanın ardından 48 gün sonra vefat ettiğini ölüm ile kaza arasında illiyet bağının değerlendirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, mahkemece bu husus dikkate alınmayacak ise, alınan raporda sürücünün %70 kusurlu olduğu belirtildiğinden hesaplamanın da %70 kusura göre yapılması gerektiğini, %100 kusurlu imiş gibi hesabın kabul edilemeyeceğini, reddedilen kısım üzerinden hükmedilecek vekalet ücretinin, reddedilen maddi tazminat 84.779,00 TL iken bu miktar üzerinden değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm davacılar için maddi tazminat talep edildiğinden her bir davacı için reddedilen maddi tazminat için vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu yayanın vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalanların aracın … sigortacısı, sürücüsü ve işleteninden destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT’ nin 13 üncü maddesine uygun olarak belirlendiği ve davacı vekilinin maddi tazminat talebinin sadece davacı eş … yönünden olduğu anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı … şirketinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacılara iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4.676,67 TL Kalan