YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23347
KARAR NO : 2022/11337
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 29/09/2016 tarihli ve 2016/8797 Esas-2016/9154 Karar sayılı ilamı ile, “Temyize konu asıl ve birleşen davalar, tefrik edilen Sarız Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/17, 2012/18, 2012/19 ve 2012/20 esas sayılı dosyaların devamı olup yeni dava olmadığından, dosyalar birleştirildikten sonra 16/07/2013 tarihinde yapılan duruşma da ön inceleme duruşması olarak değerlendirilemez. Bu nedenle davalının zamanaşımı defi süresinde olmayıp, süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı define davacı tarafından muvafakat verilmediğinden, keza davalı tarafça yapılmış bir ıslah da bulunmadığından, mahkemenin davalının sonradan ileri sürdüğü zamanaşımı def’ini dikkate alması doğru olmamıştır. Şu halde, süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı savunmasının reddiyle, işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın kabulü ile; Sarız İcra Müdürlüğü’nün 2011/25 sayılı icra dosyasında 1.200,00TL asıl alacak 351,81 TL işlemiş faiz miktarları yönünden davalı borçlu itirazının iptaline, bu miktarlar yönünden takibin devamına, 480,00 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine; birleşen 2013/17 esas sayılı davanın reddine, Sarız İcra Müdürlüğü’nün 2011/26 sayılı icra dosyasında 11.000,00 TL asıl alacak 2.923,89 TL işlemiş faiz yönünden davacının itirazın iptali talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine; birleşen 2013/18 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile Sarız İcra Müdürlüğü’nün 2011/30 sayılı icra dosyasında 100,00 TL asıl alacak 124,39 TL işlemiş faiz yönünden davalı borçlu itirazının iptaline, bu miktarlar yönünden takibin devamına, kalan miktarlar yönünden talebin reddine, 40,00TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine; birleşen 2013/19 esas sayılı davanın kabulü ile Sarız İcra Müdürlüğü’nün 2011/29 sayılı icra dosyasında 1.000,00 TL asıl alacak 286,03 TL işlemiş faiz miktarları yönünden davalı borçlu itirazının iptaline bu miktarlar yönünden takibin devamına, 400,00 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazına gelince;
Asıl ve birleşen davalar, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Buna göre mahkemece birleşen 2013/18 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile Sarız İcra Müdürlüğü’nün 2011/30 icra dosyasında 100,00 TL asıl alacak 124,39 TL işlemiş faiz yönünden davalı borçlu itirazının iptaline bu miktarlar yönünden takibin devamına, kalan 4.000,00 TL yönünden talebin reddine, davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden kabul edilen miktar itibariyle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 224,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmasına göre davalı lehine reddedilen 4.000,00 TL için 224,39 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün (C) fıkrasının 6. bendinde yer alan “4.080,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “224,39 TL” ibaresinin yazılmasına, davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddiyle kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 03/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.