Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23378 E. 2023/4405 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23378
KARAR NO : 2023/4405
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2012/152 E., 2014/483 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.06.2011 tarihinde meydana gelen tek taraflı bir trafik kazasında davacının maliki olduğu aracın ağır derecede hasar gördüğünü, aracın Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigorta poliçesi ile davalı Adanolu Anonim Türk Sigorta şirketi tarafından yapıldığını, aracın tamirat işlemleri gerçekleştirildikten sonra davalı … şirketininin sürücünün 0, 41 promil alkollü olduğunu ileri sürerek masrafları karşılamaktan kaçındığını, tamirat giderlerini alamayan yetkili servisin müvekkili aleyhine alacaklarından dolayı Iğdır İcra müdürlüğünün 2012/46 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, açıklanan nedenlerle müvekkili şirkete ait … plaka sayılı aracın 51.179,68 TL tamirat giderleri ile Iğdır icra müdürlüğünün 2012/46 esas sayılı dosyasından kaynaklanan icra giderleri ile avukatlık ücreti olan 3.750,00 TL kısmından oluşan toplam 54.929,68 TL’nin ekspertiz tarihi olan 14.6.2011 tarihinden itibaren işleyecek reskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; poliçede Yapı Kredi Bankası Iğdır şubesinin rehinli alacaklı olduğunu, muvafakatının alınması gerektiği, araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ”… hukukçu bilirkişi, nöroloji uzmanı ve trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 14.07.2014 tarihki raporda kazanın kazanın salt alkolün etkisi altında işlendiği bu nedenle hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığı ” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; araç sürücünün hayatında alkol olmadığı yönündeki ısrarlı beyanı üzerine yapılan araştırmada Iğdır Devlet Hastanesi’nden alınan 21.02.2012 tarihli cevap yazısında kan analiz cihazının sağlıklı sonuç vermediğinin anlaşıldığını, ceza yargılamasında kazanın alkolden kaynaklandığının tespit edilemediğinin belirtildiğini, kazanın sürücünün hızını araç, yük ve yol şartlarına uyduramamasından kaynaklandığının belirtilmesi, ATK raporunda sigortalı araç sürücüsünün tali, motosiklet sürücülerinin asli kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında dosya kapsamında düzenlenen raporda kazanın salt alkolün etkisi meydana geldiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, sigorta poliçesinde teminat altına alınan 126.000 TL’lik kasko güvencesi ve 3.750,00 TL’lik hukuksal koruma bedelin ödenmesi, hükmedilecek bedele reeskont faizinin işletilmesi ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın hasar bedeli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74 üncü maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında; sürücü …’in Dogubeyazıt istikametinden Iğdır istikamatine seyrederken aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip frene basıp 80 metre fren izi bırakarak karşı şeride geçip takla atıp ters dönmesi neticesinde ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda …’in asli kusurlardan olan doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kuralını ihlal ettiği, not olarak da; Iğdır Devlet Hastanesinden alınan adli raporda kanda 0.41 mgl alkol tespit edildiği belirtilmiş, 06.10.2011 tarihli ATK raporunda da; sürücü …’in orta ayırıcı bölünmüş tek yönlü yolda gündüz vakti sol şeridi takiben seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde kendisi ile aynı istikamette sağ şeridi takiben seyir halinde olan ve kontrolsüz olarak sola yönelen motosiklet sürücüsünü uyararak, hızını tedbir alacak düzeye düşürüp kaplama üzerinde kalacak şekilde tedbir alması gerekirken belirtilen hususlara riayet etmediği, kontrolsüz olarak sola yöneldiği anlaşıldığından dikkatsiz ve özensiz davranışı nedeniyle tali kusurlu, Doğubeyazıt istikametinden Iğdır istikametine sağ şeridi takiben seyir halinde olan ve kontrolsüz olarak sola yönelerek geriden gelen çekici aracın istikamet şeridini kapatıp çekici aracın kontrolsüz olarak sola yönelmesine neden olan plakası bilinmeyen motsiklet sürücüsü asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda; ”….kusur tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan aldırılan raporda sanığın tali kusurunun bulunduğunun belirtildiği, kazanın meydana geldiği yerin Suveren rampası olarak bilinen yer olup Iğdır istikametine iniş olduğu, sanığın kullandığı tır ile Iğdır istikametine seyir halinde saatte 80 km hızla gittiği sırada kazanın meydan geldiği, nitekim takoğraf cihazı çıktısında hızın 80 km olduğunun belirtildiği, kazanın meydana geldiği yerde araca ait 80 metre fren izi bulunduğu, adli raporda bulunan alkol oranının kazaya sebebiyet verip vermediğinin Mahkememizce tespit edilemediği, yine savunma tarafının iddia ettiği adli rapor alınması sırasında hastanede hatadan kaynaklı alkol çıktığı iddiasının da tespit edilemediği, ancak sanığın suç tarihinde sevk ve idaresindeki tır ile dik rampadan indiği sırada hızını aracın durumu ve yol şartlarına göre azaltmadığı, aracın hızla yoldan çıkarak devrildiği, bu itibarla sanığın bu noktadan kusurunun bulunduğu, nitekim kaza anında 80 metre fren izinin bulunmasının da sanığın hızını gösterdiği, sanığın aracını kaza mahallinin dik bir iniş olmasını, tırın yüklü olmasını ve niteliğini, tırın durma mesafesini nazara alarak önüne ani bir engel çıkması halinde güvenli şekilde durabilecek ve kaplama üzerinde kalabilecek konumda ayarlamadığı ve bu suretle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu” gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, karar temyizde onanarak kesinleşmiştir.

Eldeki dava kapsamında düzenlenen 10.03.2014 tarihli ve 14.07.2014 tarihli raporlarda da kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiği belirtilmiş, mahkemece de kazanın salt alkolün etkisi altında işlendiği, bu nedenle hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Tüm bu hususların değerlendirilmesi sonucunda; kaza tespit tutanağında kazanın tek taraflı kaza olduğu, 06.10.2011 tarihli ATK raporunda ise; sürücü …’in orta ayırıcı bölünmüş tek yönlü yolda gündüz vakti sol şeridi takiben seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde kendisi ile aynı istikamette sağ şeridi takiben seyir halinde olan ve kontrolsüz olarak sola yönelen motosiklet sürücüsünü uyararak, hızını tedbir alacak düzeye düşürüp kaplama üzerinde kalacak şekilde tedbir alması gerekirken belirtilen hususlara riayet etmediği, kontrolsüz olarak sola yöneldiği anlaşıldığından dikkatsiz ve özensiz davranışı nedeniyle tali kusurlu, Doğubeyazıt istikametinden Iğdır istikametine sağ şeridi takiben seyir halinde olan ve kontrolsüz olarak sola yönelerek geriden gelen çekici aracın istikamet şeridini kapatıp çekici aracın kontrolsüz olarak sola yönelmesine neden olan plakası bilinmeyen motsiklet sürücüsü asli kusurlu olduğu belirtilmiş, ceza yargılamasında da kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiği hususunun kesinlik kazanmadığı, sürücünün tır ile dik rampadan indiği sırada hızını aracın durumu ve yol şartlarına göre azaltmadığı, aracın hızla yoldan çıkarak devrildiği, bu itibarla sanığın bu noktadan kusurunun bulunduğu, nitekim kaza anında 80 metre fren izinin bulunmasının da sanığın hızını gösterdiği, sanığın aracını kaza mahallinin dik bir iniş olmasını, tırın yüklü olmasını ve niteliğini, tırın durma mesafesini nazara alarak önüne ani bir engel çıkması halinde güvenli şekilde durabilecek ve kaplama üzerinde kalabilecek konumda ayarlamadığı ve bu suretle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu belirtilmiş, karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

Hukuk hâkimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak; aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır.

Bu haliyle ceza yargılamasında tespit edilen hususlar ile eldeki dosyada düzenlenen raporlar arasında çelişki oluştuğundan; nöroloji uzmanı ve trafik uzmanlarından oluşan heyetten çelişkiyi giderir, açıklamalı, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.