YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23404
KARAR NO : 2022/11549
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, başvurunun usulden reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 29/10/2016 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5.100,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 10/02/2020 tarihli dilekçesi ile talebini 310.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulüne 310.000,00 TL sürekli maluliyet talebinin 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; sıralı sorumluluk ilkesi gereği davacının öncelikle zorunlu taşımacılık sigortasına başvuru yapması gerektiği gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle itirazın kabulüne, başvurunun usulden reddine karar verilmiş; … kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, … kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan … kararının ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 36,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 05/10/2022 tarihinde Başkan …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Aynı Kanun’un 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun’un 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun’un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Somut olayda davacı 11.10.2009 tarihli işbu sigorta tahkim başvurusunda 29.10.2016 tarihli tek taraflı kazada yaralanması nedeniyle yolcusu olduğu otobüsün zorunlu trafik sigorta şirketi olan davalı Allianz Sigorta A.Ş.den ıslahla 310.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiş; hakem heyetince aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli işgöremezlik zararı 347.602,92 TL olarak hesaplanmış, teminat limitinin 310.000,00 TL olması nedeniyle ıslaha göre 310.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatına karar verilmiş; davalının itirazı üzerine itiraz hakem heyetinin 17.05.2020 tarihli kararıyla sıralı sorumluluk ilkesi gereğince davacının önce taşımacılık sigortasına başvurması gerektiğinden bahisle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı 25.09.2020 tarihli diğer sigorta tahkim başvurusunda ise aynı kazaya ilişkin olarak yaralanması nedeniyle yolcusu olduğu otobüsün zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortacısı olan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden ıslahla 310.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiş; hakem heyetince aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli işgöremezlik zararı 419.072,87 TL olarak hesaplanmış, teminat limitinin 310.000,00 TL olması nedeniyle ıslaha göre 310.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatına karar verilmiş; davalının itirazı üzerine itiraz hakem heyetinin 08.03.2021 tarihli kararıyla itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı ve davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 02.02.2022 tarih ve 2021/16146-2022/1466 sayılı ilamıyla kararın onanmasına hükmedilmiştir. Davacı her ne kadar yolcusu olduğu otobüsün zorunlu trafik sigorta şirketi olan davalı Allianz Sigorta A.Ş.ye dava açtıktan sonra otobüsün zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortacısı olan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi aleyhine dava açmış ise de, Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi aleyhindeki karar işbu temyize konu karardan daha erken kesinleşmiş ve sürekli işgöremezlik zararı her iki dosyada da 310.000,00 TL zorunlu taşımacılık poliçe limitinin üzerinde hesaplanmıştır. Dolayısıyla temyize konu işbu davada davacının bilirkişi raporuyla hesaplanan ve zorunlu taşımacılık teminat limiti olan 310.000,00 TL’nin üzerinde kalan sürekli işgöremezlik zararı yönünden talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, toplam zarar miktarı gözetilmeden zorunlu trafik sigorta şirketi bakımından talebin tamamen reddi yönünde karar veren … kararının bozulması kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.