YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23441
KARAR NO : 2021/8423
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile Gemlik 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07/02/2017 tarih ve 2012/206 E., 2017/62 K. sayılı kararının kaldırılmasına, HMK’nun 353/1-b/2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalı …’a ait diğer davalı …’ın sevk ve idaresindeki aracı ile yaya konumundaki müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını belirterek 150.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep edilmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacının kaza nedeniyle %23,00 oranında malul kaldığı, dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davalı sürücü …’ın %85, davacı …’nin %15 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne. 7.000TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davacının yaşı, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK’nun 353/1-b/2
maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 24/02/2021 gün 2019/1384 Esas- 2021/806 Karar sayılı ilamı ile “Dosya kapsamından; davacının dava dilekçesinde davaya konu yaralanma nedeniyle 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 7.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan talebin reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesince verilen bu karara davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile 25.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün 2/1. bendinde davanın kabulüne karar verildiği hususu belirtilmesine rağmen davacının manevi tazminat talebinin kısmi olarak kabulü şeklinde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır. 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesi gözetilerek, hükümdeki bu çelişkinin giderilmesi ve davacının dava dilekçesinde talep ettiği manevi tazminat miktarının ne kadarının kabul edildiği, ne kadarının reddedildiği açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davacının yaşı, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK’nun 353/1-b/2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince taraflar yönünden ONANMASINA, HMK’nun 373. maddesi uyarınca
dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.280,51 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına ve temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, 08/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi