Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23587 E. 2023/1938 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23587
KARAR NO : 2023/1938
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/720 E., 2021/724 K.
SAYISI : 2021/İHK-28990
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü – İtirazın Reddi
SAYISI : 2021/79352

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 02.09.2018 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 84.603,07 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 84.603,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.01.2021 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınıp başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, sürücünün tespit edilememesi nedeniyle el çekme kararı verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve % 1.8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, sigorta tahkim komisyonunca sürücünün tespit edilememesi nedeniyle el çekme kararı verilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve % 1.8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik zararının tazmini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1.Somut olayda, davacı vekili 02.09.2018 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığından bahisle davalı … şirketinden tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekilince davacı …’un araç sürücüsü olma ihtimalinin olduğu, olay sırasında aracı süren kişinin başkası olduğunun beyan edildiği, sigortalı aracı kullanan kişinin başvurucu … olduğu hususunun tespit edilmesi halinde davalı şirketin teminat kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmayacağı belirtilerek, davanın reddi talep edilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı/başvuranın sigortalı araçta yolcu olduğunun kabulü ile başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, düzenlenen olay yeri tespit tutanağında, kazada yararlılar da görüşüldüğünde sürücünün … olduğunu beyan ettikleri, her ne kadar sürücünün … olduğu beyan edilmiş olsa da kaza mahallinde yapılan incelemede, aracın ön kısmının ağır hasarlı olduğu, ön camının kırık, şoför koltuğu kapı eşiği ve iki kapı ortasında kan izi olduğu, yaralılardan …’un yüz kısmından yaralı olduğu, sürücü olduğu beyan edilen …’un kaza ile ilgili herhangi bir yaralanması olmadığından sürücü olduğuna kanaat getirilemediği yönünde tespit yapıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklanan vakalar karşısında, kaza sırasında aracı kullanan kişinin davacı/başvuran … olduğunun aksini ispata yarar dosyada somut bir bilgi belge bulunmadığı anlaşılmakla, başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü ile tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde Başkan … ve Üye …’ın oy çokluğuyla karar verildi

KARŞI OY

Sürücünün tespitine ilişkin delillerin değerlendirilmesi gerektiği, ancak bu değerlendirmenin tahkim yargılaması için öngörülen sürede tamamlanamayacağı gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyetince işten el çekilmesi yönünde karar verilmesi için temyiz olunan kararın bozulması lazım geldiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak şekilde bozma kararı verilmesi yönünde oluşan görüşlerine iştirak edemiyoruz.