YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23689
KARAR NO : 2023/235
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/318 Esas 2021/519 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Euro Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ve dava dışı …’a ait … plakalı ticari taksi ile davacıların murisi müteveffa …’in kendi sevk ve idaresinde seyretmekte iken birden yolun daralması nedeniyle otel giriş duvarına çarpması sonucu vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını, olay yerine yolun daralmasını gösteren işaret konulmadığından davalı belediyenin kusurlu olduğunu, davacıların maddi ve manevi zararlarının doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkları saklı kalmak kaydı ile toplam 2.500,00 TL harca esas değer belirlenerek, talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının davalı belediyeden olay tarihinden, sigorta şirketinden ise temerrüd tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın da sorumluluğun derecesine ve maddi zararın kapsamında göre belirleneceğini belirterek olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili; aracın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, ancak sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, olayda sürücü murisinin %100 kusurlu olması nedeniyle sigorta şirketinin sorumlu olamayacağını, ayrıca davadan önce kaza ve hasarın ihbar edilmediğini, yine SGK’dan tazminat alınıp alınmadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketten faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili; müvekkili yönünden görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, olay yerinde yapılan yol çalışmasının ihale ile başka bir firmaya verildiğini, müteahhit firma ile yapılan sözleşme gereğince sorumluluğun kendilerinde olmadığını, olay vaktinin gece, havanın ise yağışlı olmasından dolayı yol kusurundan söz edilemeyeceğini, dolayısıyla belediyenin kusurlu olduğunu ileri sürmenin dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2014 tarihli ve 2014/657 Esas, 2014/544 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.10.2018 tarihli ve 2015/17510 Esas, 2018/9255 Karar sayılı kararıyla;
“…. mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan bu davanın HMK 114/1-b.maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
…müteveffanın gelirinin somut ve ispata yarar delillerle subuta ermediği dikkate alınarak, desteğin gelirinin detaylı olarak araştırılarak, varsa SGK kayıtları, vergi kayıtları da getirtilmek sureti ile aylık ne kadar gelir elde ettiği tespit edildikten sonra destek zararının hesaplanması gereklidir. Bu bakımdan desteğin elde ettiği gelirin belirlenmesi ile uzman aktüer bilirkişiden yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
…davacının muhtemel bakiye … süresine göre tazminat belirlenmişse de 60 yaşından sonraki muhtemel … süresinin pasif devre olarak belirlenmesinden sonra, pasif dönem için AGİ dahil edilmeyen asgari ücretten hesaplama yapmak gerekirken, aktif dönemdeki gelirin asgari ücretin 3.379 katı olduğu kabul edilerek pasif dönemde de aynı gelir düzeyi üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.” gerekçeleri ile yerel mahkeme kararının davalılar lehine bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili kıyaslama yolu ile 2021 yılındaki asgari ücretin 1,3546 katı oranında gelirin esas alınmasının hatalı olduğunu, davacıların desteğinin gelirine uygulanacak katsayının en son verilere göre hesaplanması gerektiğini iddia ederek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı …Ş (Eski adı ile Euro Sigorta A.Ş.) vekili bozma sonrasında ilk rapor verileri esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, emsal kazanç hesabının hatalı yapıldığı, kendi kusuru ile vefat eden davacılar murisi için davacıların destek tazminatı talep etme hakkı olmadığı gerekçeleri ile mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların desteğinin trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kalanların açtığı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.