YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23703
KARAR NO : 2022/13120
KARAR TARİHİ : 26.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacı şirkete ticari risk kombine yangın sigorta poliçesi ile sigortalı ….’nin işyerinde, davalı tarafından satış ve montaj işlemi gerçekleştirilen jeneratör dolayısıyla 29/06/2012 tarihinde yangın çıktığını ve sigortalı işyerinde ağır zarar meydana geldiğini, davacının yangından zarar gören sigortalısına 150.650,80 Euro ödediğini, yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu ve davalılara rücu hakkı doğduğunu belirterek söz konusu sigorta tazminatının 06/02/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre dava dışı sigortalı tarafından davalıdan satın alınan jeneratörlerin kurulum ve montajında bir kusur bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi 19/06/2019 gün ve 2016/20045 Esas 2019/7785 Karar sayılı ilamında “Aynı olay nedeniyle bahsi geçen ses izolasyon işlemini yapan yüklenici … İnş. Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ve bu şirketin izolasyon malzemesi aldığı …. San. Tic. Ltd. Şti.’ne karşı açılan Bursa (Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/158-2014/65 sayılı dosyası akıbeti de araştırılarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve oluşan hasarın nedeninin, montaj hatası mı, üretici firmadan kaynaklanan üretim hatası mı, yoksa uygun olmayan izolasyon işlemi mi olduğunun sağlıklı şekilde belirlenmesi açısından uzman bilirkişi heyetinden mevcut bilirkişi raporlarını irdeleyen, çelişkileri gideren, tarafların itirazlarını değerlendiren, ayrıntılı, denetime açık bir rapor alındıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle davacı yararına hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, işyeri sigortasından kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi; (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7’nci maddenin ikinci fıkrası, 10’uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12’nci maddenin birinci fıkrası, 16’ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” şeklindedir.
Mahkemece, davalı yönünden davanın tümden reddine karar verilmiş olmasına göre, davalı lehine “40.343,65 TL” vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazarını kabulü ile hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “40.343,65 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.