YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23748
KARAR NO : 2023/3079
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/520 E., 2018/1321 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne / Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/630 E., 2017/705 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı … Gıda Petrol Tarım Ür. San. Tic. Ltd. Şti’nden alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6399 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı Balıkesir İli, Altıeylül İlçesi, 4068 ada, 3 parsellde kain E Blok zemin kat, 19 nolu dükkanın ve D blok zemin kat, 12 nolu dükkanın mal kaçırma saiki ile davalı … ve … Yem San Tic. A.Ş. e devredildiği, 12 nolu dükkanın daha sonra davalı … ve … Yem San Tic. A.Ş. tarafından dava dışı şahsa devredildiğinin de anlaşılmış olmasına göre; bu gayrımenkul yönünden talebin tazminata çevrilmesine, diğer gayrımenkul yönünden ise tasarrufun iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı … ve … Yem San Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borçlu hakkında düzenlenmiş geçici veya kati aciz belgesini sunmadığını, dava konusu 12 ve 19 nolu bağımsız bölümün 09.12.2015 tarihinde davalı şirket tarafından davalı borçlu şirketlerin borcuna mahsuben satın alındığını, davalı … şirketinin davalı … Şirketinin bayisi olduğunu, aralarında bayilik sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesi gereğince 30 yıla yakın süredir ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, …Akaryakıt şirketinin davalı … şirketi lehine kefalet veren şirket olduğunu, davalı şirketin diğer şirketler ile arasında iş ve ticari ilişki sebebiyle alıcı-satıcı cari hesaplarının bulunduğunu, dava konusu bağımsız bölümlerin 09.12.2015 tarihinde satın alınarak 119001 sıra no ve 189.980,00 TL bedelle fatura edildiğini, fatura bedelinin davalı … şirketine ait borç hesabından düşüldüğünü, müvekkili şirketin davalı … ve keşif …şirketlerinden halen 1.050.832,93 TL alacağının bulunduğunu, 12 nolu bağımsız bölümün11.01.2016 tarihinde …’e satıldığını ve şirkete girdi olarak fatura edildiğini, …’e davanın ihbarının gerektiğini, müvekkil şirketin davalı şirketlerden taşınmaz satışları öncesi ve satış tarihi itibariyle alacağının bulunduğunun sabit olduğunu, dosyanın Balıkesir 2. Asliye Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 2016/32 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.12.2017 tarihli ve 2017/630 Esas ve 2017/705 Karar sayılı kararıyla; aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalılardan, davalı borçlu, diğer davalının alt bayisi olup, davalılar arasında bu nedenle aralarında ticari ilişki bulunduğu, davalı borçlunun acz içinde olduğunu diğer davalının bilebilecek durumda olduğu, her iki taşınmazın tapuda gösterilen satış değerleri ile mahkememizce keşif yapılarak tespit edilen gerçek değerleri arasında misli ve fahiş fark bulunduğu, davalı KulaYağ ve … Yem San Tic. A.Ş.’nin gerçek bedeli ödediğini ispat edemediği ve söz konusu alım işleminin mutad bir ödeme şekli olmamasına karşın alacağa mahsuben taşınmazları satın aldığını savunmasına göre davanın kabulüne;
Balıkesir ili, Altıeylül İlçesi, 4068 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan E blok, zemin kat, 19 nolu bağımsız bölüm ile Altıeylül İlçesi, 4068 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan D blok, zemin kat, 12 nolu bağımsız bölümlerle ilgili davalılar arasında 09.12.2015 tarihinde yapılan tasarrufların Balıkesir 2. İcra Müdürlüğünün 2015/6399 esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer’ileri ile sınırlı olarak İİK.nun 277 vd. maddeleri uyarınca iptaline, 12 nolu bağımsız bölüm davalı … tarafından 3. kişiye satıldığından bu taşınmaz ile ilgili davalı … ve … Yem Sanayi Tic. A.Ş.’nin devir bedeli olan 231.000,00 TL’den sorumlu tutulmasına, 19 nolu bağımsız bölüm ile ilgili davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … ve … Yem San Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davalı borçlunun acz halinde olmadığını, dava konusu gayrimenkullerin davacının alacağından önceye dayalı alacaklarından kaynaklı olduğunu, davalı borçludan alacağın tahsilini teminen icra takibi yapıldığını, bir kısım borçların bu gayrimenkullerin devri ile ödendiği beyan edilerek istinaf taleplerinin kabulü ile hükmün düzeltilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu, diğer davalı ile iş ilişkisi içerisinde olduğu, borçlunun acz içinde olduğunun diğer davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğu, her iki taşınmazın tapuda gösterilen satış değerleri ile mahkemece keşif yapılarak tespit edilen gerçek değerleri arasında misli ve fahiş fark bulunduğu, davalı … Şirketinin gerçek değeri ödediğini ispat edememiş olmasına, mutad bir ödeme şekli olmamasına karşın alacağa mahsuben taşınmazları satın aldığını savunmuş, 12 nolu bağımsız bölümü satın aldıktan kısa bir süre sonra tekrar satması da dikkate alındığında davalıların alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla hareket ettikleri kanaatine varıldığı belirtilerek;
Açıklanan gerekçelerle, yerinde görülmeyen davalı … A.Ş. vekilinin istinaf istemlerinin reddi ile HMK nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun’un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3. Değerlendirme
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davalı borçlunun acz halinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermiştir.
2- Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerektiği, keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İİK’nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; mahkemece davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. ile davalı borçlu arasında ticari ilişkinin bulunmasına, dava konusu gayrimenkullerin gerçek değeri ile tapuda gösterilen değerleri arasında misli aşan fark olduğunun anlaşılmasına göre davanın kabulüne, 12 nolu gayrimenkulün davalı 3. kişinin elinden çıktığının da anlaşılmasına göre elden çıktığı tarih itibari ile gerçek değeri üzerinden davalı 3. kişinin tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Davalı … ve … Yem San. A.Ş. vekili davanın başından itibaren, davalı borçlu ile 3 kişinin alacağından önceye dayalı ticari ilişkilerinin bulunduğunu, davalı borçlunun bayisi olduğunu, davalı borçlunun tasarruf tarihi itibari ile davalı borçludan alacaklı olduğunu beyan etmiş, söz konusu tasarruf işlemlerinin mal kaçırma gayesi ile yapılmadığını, borca mahsuben satın alma işlemi yapıldığını, dava konusu gayrimenkullerin kaydında ipoteklerin bulunması sebebi ile de bedel farkının da bulunmadığını belirtmiştir.
Mahkemece davalı borçlu ve davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş.’nin tasarruf tarihinden önce ve sonrasına ait ticari defterleri bilirkişi marifati ile incelenerek, davalı 3. kişinin davalı borçludan alacaklı olup olmadığı, dava konusu gayrimenkuller ile ilgili ticari defterlerine herhangi bir kayıt işlenip işlenmediği incelenmeksizin ve alacaklısı farklı, konusu aynı olan Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/32 sayılı dava dosyası da değerlendirilmeksizin (iş bu dava dosyası içerisinde alındığı iddia edilen bilirkişi raporu da irdelenerek) eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı … ve … Yem San. Tic. A.Ş. iadesine,
HMK nun 373/1 hükmü gereğince; dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oybirlliği ile karar verildi.