Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23846 E. 2021/10131 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23846
KARAR NO : 2021/10131
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
ASIL DAVADA

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davalarda davacı … yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R

Asıl davada davacılar vekili; davalı …Ş.’nin sahibi olduğu Sabah gazetesinin 20/07/2009 tarihli nüshasında ‘’Deli diye diye delirttiler’’ başlıklı haberin davalı … tarafından kaleme alındığını, davacı … ve …’ın kardeşi, davacı … ve …’ın kızı, davacı …’in annesi olan maktul Sefaniye Narin’in boşanma aşamasında eşi tarafından öldürülmesiyle ilgili olarak yapılan haberin davalılar tarafından yanlı yapıldığını, haberde yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek manevi zararın tazmini isteminde bulunmuşlardır.
Birleşen davada davacı vekili; davaya konu haberde, olayla ilgisi olmamasına rağmen maktül Sefaniye Narin’in kızı olan davacı …’in fotoğrafının ve isminin gizlenmeden verildiğini bu nedenle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl ve birleşen davalarda davacı … yönünden davanın kabulüne, diğer davacılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
5187 sayılı Basın Kanunu’nun 13. maddesinde “Basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddî ve manevî zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde ise basımcı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hüküm, süreli veya süreli olmayan yayınlarda yayın sahibi, marka veya lisans sahibi, kiralayan, işleten veya herhangi bir sıfatla yayımlayan, yayımcı gibi hareket eden gerçek veya tüzel kişiler hakkında da uygulanır. Tüzel kişi şirketse, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici, şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” denilmekle hukuki sorumluluğun esasları düzenlenmiştir.
Dava konusu haberin yayınlandığı, Sabah Gazetesinin künyesinden davalılardan …’nun anılan gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davalılardan …’nun, Basın Kanunu’nun 13. maddesi gereğince hukuki sorumluluğu bulunmadığından, anılan davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle onun yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.