YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24122
KARAR NO : 2022/12109
KARAR TARİHİ : 12.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün ve ek kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuatta duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı gibi davacı vekiline usulüne uygun davetiye ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligat da yapılmadığından, davacı vekiline yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi, usulüne uygun tebliğe rağmen gelmez ise dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, 06.05.2014 tarihli celseye davacı vekilinin katılmaması nedeniyle takipsiz bırakılan davanın üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK’nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru görülmediğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilinin ek karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece 07.09.2021 tarihli ek karar ile HMK 344 vd maddeleri gereğince kararın kesin olduğundan bahisle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2014 yılı için 1.890,00 TL’dir. Mahkemece; bozma ilamı öncesi ilk karar tarihi gözetilerek kararın kesinlik sınırı üzerinde olduğu, kararın temyiz yolu açık olduğunun değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile temyiz talebinin reddi doğru görülmediğinden, mahkemenin 07.09.2021 tarihli ek kararının kaldırılarak davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde kaza nedeniyle ödediği maddi zararının tamamını davalıdan talep etmiştir. Davalı, davacının yaptığı ödemeden değil, gerçek zarardan kusuru oranında sorumludur. Mahkemece davalının tarafı olmadığı ilgili Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/362 esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan kusur raporu hükme esas alınmış ise de ilgili dosya kesinleşmediği gibi, kesinleşse bile ilgili dosyadaki kusur oranı bu dava yönünden bağlayıcı olmayıp ancak güçlü delil niteliğindedir. Yine hasar miktarına yönelik de bilirkişi raporu alınmadığı anlaşılmaktadır.
Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Mahkemece, hasar dosyası ve ilgili dava dosyası eksiksiz olarak getirtilip, uzman bilirkişiden kusur ve hesap raporu alınmak suretiyle zararın belirlemesi bu kapsamda esasa yönelik inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Bozma neden ve şekline göre yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ek kararın kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (4) nolu bentte gösterilen nedenlerle yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.