YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2418
KARAR NO : 2021/9947
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen yerel mahkeme kararının Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davacıya ait davalının kasko sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 11/10/2015 günü meydana gelen trafik kazası sebebiyle hasar gördüğünü, kaza nedeniyle 48.612,92 TL hasar meydana geldiğini, ancak meydana gelen hasarın zabıt ile uyumlu olmaması nedeniyle karşılanamayacağının bildirildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari-reeskont faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; 22.08.2016 tarihli dilekçe ile dava değerini 60.000,00 TL olarak ıslah etmiş, temerrüt tarihi olan 16.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21/11/2017 tarih ve 2015/1590-2017/790 sayılı ilamında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 20.11.2017 tarihli beyanın kendi içerisinde çelişkili muvafakat beyanı olarak değerlendirilerek şartlı muvafakatın geçerli bir muvafakat olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 10/06/2020 gün ve 2019/460 E.-2020/3352 K. sayılı ilamında ” daini-i mürtehin … Finansman A.Ş.’nin 20/11/2017 tarihli davaya muvafakatlarını bildiren açık beyanları ve araç üzerindeki rehin hakkına istinaden başlattığı İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1296 sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonucunda aracın satıldığı anlaşılmakla bu suretle poliçe teminatı üzerinde hakkının kalmadığı”gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında mahkemece, ıslah edilen davanın kabulü ile 60.000,00 TL’nin 16/11/2015 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tam ziyan olduğu kabul edilen sigortalı aracın rayiç değeri 60.000,00 TL olarak belirlenmiş, bu rakama hurda bedelinin de dâhil olduğu açıklanmış ve mahkemece davalı şirket belirlenen tutarın tamamından sorumlu tutulmuştur.
Kasko Sigortası Genel Şartlarınım Tazminat Hesabı ve Ödenmesi başlıklı 3.3.2.2 düzenlemesi ile tam ziya olduğu kabul edilen araçlar için ödenecek tazminat belirlenirken araç için öngörülen rayiç değerden sovtaj miktarının mahsup edilmesi yahut araç mülkiyetinin hurda hali ile sigorta şirketlerine devredilmesi öngörülmektedir.
Dava konusu araç, dava dışı rehin alacaklısı … Finansman AŞ tarafından İstanbul 7. icra Dairesi’nin 2016/31296 sayılı dosyası eli ile satılmış olup araç mülkiyetinin hurda hali ile davalı şirkete geçmesi mümkün olmadığından davacının uğramış olduğu zarar belirlenirken rayiç değerden sovtaj miktarı mahsup edilmesi gerekirken araç rayiç değerinin tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 08.12.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.