Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/24267 E. 2022/15181 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24267
KARAR NO : 2022/15181
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.11.2022 Salı günü davacılar vekili Av. … ve davalı …. Ltd. Şti. vekili Av. Ali Berat geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.02.2018 tarihli 2017/3997 esas ve 2018/808 karar sayılı ilamında; “ Davacının 27.06.2014 tarihli celsede tedavi gideri (tıbbi malzeme bedeli) talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, bu talep yönünden de hüküm tesis edilmesi gerekirken, 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi hükmüne aykırı biçimde, tıbbi malzeme bedeli talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir hüküm tesis edilmeyişinin doğru görülmediği; mahkemece, davalı tarafın haklı itirazı üzerine alınan 03.07.2014 tarihli 2. ek bilirkişi raporundaki hesaplama biçiminin doğru ve yerinde olduğu dikkate alınarak bu raporun hükme esas alınması gerekirken, yanılgılı biçimde, hatalı hesap içeren ilk ek raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı; davacı …’nın kaza esnasında kask takıp takmadığının araştırılması, kask takmaksızın motorsikletini sevk ve idare ettiğinin anlaşılması halinde, BK’nun 44. maddesi (TBK 52. md.) uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması gerekirken müterafik kusur üzerinde hiç durulmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı” hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı … ile velayeti altında bulunan davacılar …, … ve … açısından davanın açılmamış sayılmasına; davacı … açısından davanın kısmen kabulü ile 520.315,17 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 27/03/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamından, davacı …’in sürekli maluliyet ve sürekli bakıcı gideri zararına ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrü olan 37,50 yıl üzerinden zararın hesaplandığı, ancak davacının karar tarihinden sonra 28/12/2021 tarihinde vefat ettiği, nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece sürekli maluliyet ile sürekli bakıcı gideri zararı yönünden, davacının ölüm tarihine kadar olan dönem için hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, davacı …’in karar tarihinden sonra vefat ettiği anlaşılmakla duruşmada kendini vekille temsil ettiren davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.