YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24461
KARAR NO : 2023/1819
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı … vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 09.12.2015 tarihinde davalı … şirketi nezdinde … poliçesi ile sigortalı olan araç ile … poliçesi olmayan motosikletin kavşakta çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 90.776,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili; başvuru sırasında gerekli evrakla sunulmadığı için başvurunun usulden reddi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ile 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması, maluliyet raporunun geçerli yönetmelik esas alınarak düzenlenmediği, kazaya karışan diğer aracın asli ve tam kusurlu olduğu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, vekalet ücretinin beşte bir oranında uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı …Ş. vekili; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat hesabının genel şartlar uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiği, vekalet ücretinin beşte bir oranında uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 25.06.2021 tarihli ve K-2021/85337 sayılı kararıyla; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı … şirketinin kazaya karışan aracın … poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile … yönünden başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 54.465,60 TL tazminatın 03.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından alınarak davacıya ödenmesine, Neova Sigorta A.Ş. yönünden başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 18.155,20 TL tazminatın 09.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Neova Sigorta A.Ş.’den alınarak davacıya ödenmesine,
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili;
1. Hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğine uygun olmadığını, 2.zorunlu evraklar ile başvuru yapılmadığını, dava şartı eksikliği nedeni ile başvurunun reddedilmesi gerektiğini, 3.hesapların yanlış yöntemle yapıldığını, 4.müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 5.müvekkili aleyhine AAÜT’ne göre hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’ine hükmedilmesi gerekirken tam vekâlete hükmedildiğini savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/İHK-24135 sayılı kararıyla; davacının davlaıya usulüne uygun başvuruda bulunduğu, uyuşmazlığa konu kaza tarihine göre maluliyet raporunda esas alınan yönetmelikte hata olmadığı, Yargıtay’ın güncel içtihatları uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olması nedeni ile yeterli olduğunu, hatır taşıması bakımından yeterli delil olmadığı, %20 müterafik kusur indiriminin ise uygulandığını, yönetmelikle kanun hükmü değiştirilemeyeceğinden tam vekalet ücretine hükmedilmesinden yanlışlık bulunmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan Selçuk Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul raporu başlıklı 21.08.2020 tarihli raporda davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmesi sonucunda davacının engellilik oranının %5 olduğu tespit edilmiş, Hakem Heyetince anılan rapor karara esas alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davalı … şirketi vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğuna dair yaptığı itiraz reddedilmiştir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir.
09.12.2015 kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümleri esas alınması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenen raporun karara dayanak yapılması doğru olmamıştır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51 inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır.
Bu bakımdan hatır taşıması ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.
Somut olayda, davacı … poliçesi ile teminat altına alınmamış motosiklette yolcu konumundadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince, davalının hatır taşımasına ilişkin itirazı değerlendirilmemiştir.
Dava dosyasına ekli ifadeden davacının motosiklet sürücüsü ile arkadaş olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden, somut olayda davacının, davalı sigortalı araçta hatır için taşındığının kabulü gerekir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince karar verilirken, somut olayda hatır taşıması bulunduğu kabul edilerek tazminattan Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazları değerlendirilmeden karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
4.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.