Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/24682 E. 2021/10295 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24682
KARAR NO : 2021/10295
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; istinaf isteminin esestan reddine dair verilen kararın, süresi içinde davacı vekili vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, müvekkilinin sol kasığındaki fıtık rahatsızlığı sebebiyle 19/07/2012 tarihinde Yenimahalle Devlet Hastanesi’ne müracaat ettiğini, davalı olan doktor genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilerek sol kasığında fıtık olduğunun teşhis edildiğini, 20/07/2012 tarihinde davalının müvekkilini ameliyat ettiğini, ancak sol kasık fıtığı yerine, sağ kasığını ameliyat ettiğini, müvekkilinin hastaneye yatışı sırasında doldurulan belgelerden sol kasık fıtığı olduğunun açıkça anlaşıldığını, aydınlatılmış olan onam belgesini müvekkilinin kendi el yazısı ile doldurulmuş olduğunu, bu belgede sol kasık fıtığı diye açıkça yazmakta olduğunu, tüm bunlara rağmen davalı doktor tarafından sol kasık fıtığı yerine sağ kasıktan ameliyat yapılarak müvekkilinin yaralanmasına ve mağduriyetine neden olduğunu, dava konusu olayın davalının kişisel kusuru, dikkatsiz, tedbirsiz ve özensizliği ile meydana gelmiş olduğunu, eylemle zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmakta olduğunu, doktorun gerekli ve zorunlu dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu davranışıyla müvekkilin yaralanmasına ve zarar görmesine yol açtığını belirterek maddi ve manevi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, müvekkilinin olay tarihinde Yenimahalle Devlet Hastanesinde uzman doktor olarak çalışmakta olduğunu, bu nedenle husumetin müvekkiline yöneltilmesinin doğru olmadığını, dava konusu olayda kusurunun da bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, Anayasanın 129/5 maddesi uyarınca; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerin kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceği, idari yargıda husumetin, genel olarak davalı idareyi ifade ettiği, İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, husumetin, bir ilk inceleme konusu ve dava şartı olduğu,(İYUK m.14/f) idari yargıda kural olarak husumetin idareye yöneltileceği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.