YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24828
KARAR NO : 2023/2495
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/763 Değişik İş – 2021/766 Karar
SAYISI : İHK-2021/32745
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine
SAYISI : K-2021/93430
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.04.2014 tarihinde müvekkilinin kullandığı araç ile trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, yapılan ödemenin zararı karşılamaması nedeniyle bakiye zararın tazmini için davalıya başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı talebini 227.880,45 TL’ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini, başvuru üzerine eksik evrakların talep edildiğini ancak davacının bu evrakları sağlamak yerine bu başvuruyu yapmasının yerinde olmadığını, talebin usulden reddi gerektiğini, müvekkili kurum tarafından aktüer bilirkişiye yaptırılan hesap doğrutusunda davacıya ödeme yapıldığını, bu ödeme ile davacının zararının karşılanmış olduğunu, davacının şikayet hakkını kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, maluliyet raporu ücretlerinden sorumlu olmadıklarını, maluliyetin tam teşekküllü devlet hastanesi raporu ile tesbit edilmesi gerektiğini, alınacak raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerektiğini, kusur oranının bilirkişilerce tesbiti gerektiğini, başvurucunun ehliyetsiz araç kullanmak ve kask takmamak sebebiyle müterafik kusuru bulunduğunu, bunun da değerlendirilmesi gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapılması gerektiğini, bu durumda ödemenin zararı karşıladığının görüleceğini, yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi gerektiğini, SGK tarafından bir ödeme var ise bunun da mahsubu gerektiğini, kurumun temerrüdü bulunmadığını, ticari temerrüt-avans faizi talebinin yerinde olmadığını, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT’ye göre hesaplanan rakamın 1/5 olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 227.880,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği sebebi ile reddi gerektiğini, müvekkili kurumun % 10 maluliyet oranı, % 25 kusur ve % 20 müterafik kusura göre hesaplanan 25.329,00 TL tazminatı 20.07.2020 tarihinde davacıya ödediğini, bilirkişi hesaplamasının ödeme tarihindeki verilere göre yapılmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun bulunmadığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğine göre düzenlenmediğinden davanın reddi gerektiğini, kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı bulunduğunu, davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, aktüer raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve hatalı olarak progresif rant yöntemi kullanıldığını, PMF-1931 Tablosunun kullanılması gerektiğini, raporda başvuranın askerlik süresinin hesaba katılmadığını, muvekkili şirketin temerrüde düşmemiş olup, başvuranın faiz isteme hakkının komisyona başvuru tarihi olduğunu, Yargıtay ve mevzuata göre her iki taraf içinde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporun hükme dayanak yapılmaya elverişli olduğunu, aktüer raporunda yapılan ödemenin güncellenerek düşüldüğü, hesaplama yönteminin doğru olduğu davacı sürücünün ehliyetsiz olmasının kazanın oluşumunda etkisi olmadığı faiz başlangıcının yasaya uygun belirlendiği kusurun olaya uygun belirlendiği vekalet ücretinin belirlenmesinde hata bulunmadığı gerekçeleriyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tedaviye ilişkin istenen evrakların sunulmadan sigorta tahkime başvuru yapılmasının hatalı olduğunu, başvuru şartının yerine getirildiğinin söylenemeyeceğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacıya tüm tazminat alacakları ödendiğinden başkaca bir hak ve alacağı kalmadığını, aktüer bilirkişi raporuna göre hesaplanan rakamın ödendiğini, maluliyet raporunun yetkili sağlık kuruluşlarından mevzuata uygun şekilde alınan bir rapor olmadığını, raporun düzenlendiği tarihte yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığını, maluliyetin kazadan kaynaklandığının yetkili kuruluşlarca belirlenmesi gerektiğini, sunulan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, fiziki muayene yapılmadan tanzim edilen raporun hükme esas alınamayacağını, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, progresif rant yöntemi ile hesaplamanın hatalı olduğunu, progresif rant ile hesaplama yapılacak ise PMF Tablosunun kullanılması gerektiğini, askerlik süresinin hesaplamada dikkate alınmadığını vekalet ücretinin 1/5 olarak belirlenmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, temerrüde düşmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında sürücünün yaralanması ve malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 16.04.2014 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine, bu yönetmelikte oranlar bulunmadığından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellere uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; motosiklet sürücüsü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile ve yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.