Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/24894 E. 2022/10685 K. 20.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24894
KARAR NO : 2022/10685
KARAR TARİHİ : 20.09.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; dava dışı …’un kullanmış olduğu aracın 26.06.2004 tarihinde müvekkillerin desteği …’a çarpmak suretiyle ölümüne neden olduğunu, söz konusu aracın kaza tarihinde davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta ile sigortalandığını belirterek; müvekkillerinin desteğinin ölümü nedeniyle yoksun kalmış oldukları zarara karşılık olarak dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte 40.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, dava dışı …’un kullanmış olduğu aracın 26.06.2004 tarihinde müvekkillerin desteği …’a çarpmak suretiyle ölümüne neden olduğunu, söz konusu aracın kaza tarihine kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunmadığını belirterek; müvekkillerinin desteğinin ölümü nedeniyle yoksun kalmış oldukları zarara karşılık olarak dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte 40.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir,
Davalılar vekilleri; asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 2012/71 E. sayılı davada;davalı …Ş. yönünden davalının taraf ehliyetine (aktif husumet yokluğu ) sahip olmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi delaleti ile 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen 2014/269 E. sayılı davada; davacının davasının davalı … yönünden kısmen kabulü ile 30.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 09.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalı … Hesabından tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hükmün davacılar vekilince temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/9813 E.-2018/4260 K. sayılı ve 18.04.2018 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kısmen kabulü ile birleşen dava yönünden; 2014/269 E. sayılı dosyada davalı … yönünden davanın kabulüne, davacı … yönünden 26.277,99 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … yönünden 1.152,85 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … yönünden 1.436,96 TL’nin davatarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … yönünden 3.254,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … yönünden 2.712,11 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı …yönünden 5.166,09 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, asıl dava yönünden; 2019/119 E. sayılı dosyasında davalı …Ş. yönünden 6100 Sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi ile 115/2.madde gereğince husumet yokluğundan dava şartının bulunmadığı anlaşılarak davacının bu yönden davasının reddine, karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2020 gün ve 2020/1637 E.-2020/4649 K. sayılı bozma ilamında özetle, “… Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişinin 27.08.2019 tarihli raporunda; hesaplanan tazminat tutarlarının poliçe limitini aştığı anlaşıldığından önce hesaplanan tazminat miktarlarından kusur indirimi yapılmış, elde edilen miktarlar davacıların destek paylarına bölüştürülerek garame yapılmak suretiyle sonuç tazminat bulunmuştur. Oysa Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile de kabul edildiği üzere; tazminatın saptanabilmesi için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Sorumluluk hukukunda, tazminat denkleştirilirken yapılacak indirimler arasında bir sıra söz konusudur. Kural olarak, önce gerçek zararı bulmak gerektiğinden, zararla ilgili indirim sebepleri önce, tazminatla ilgili mahkemenin takdirinde olan indirim sebepleri ise daha sonra uygulanmaktadır. Öyleyse yapılacak iş; hesaplanacak tutarın poliçe limitini aşması halinde sigorta limiti davacıların destek paylarına göre bölüştürülerek (garame yapılarak) davacıların gerçek zararlarının bu şekilde hesaplanması en son belirlenen bedel üzerinden kusur indirimi yapılması suretiyle zararın belirlenmesi gerekirken; zarar ve tazminatın belirlenmesindeki sıraya aykırı olarak, eksik incelemeyle ve yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir” şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre davacının davasının kısmen kabulü ile birleşen dava yönünden; 2014/269 E. sayılı dosyada davalı … yönünden davanın kabulüne, davacı … yönünden 26.277,99 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … yönünden 1.152,85 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … yönünden 1.436,96 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … yönünden 3.254,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı … yönünden 2.712,11 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, davacı …yönünden 5.166,09 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı …’ndan alınarak davacıya ödenmesine, asıl dava yönünden; 2019/119 E. sayılı dosyasında davalı …Ş. yönünden 6100 Sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi ile 115/2.madde gereğince husumet yokluğundan dava şartının bulunmadığı anlaşılarak davacının bu yönden davasının reddine, karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre, davacılar vekili ile davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ölümlü çift taraflı trafik kazası nedeniyle ölenin yakınlarının, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 45/2. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3.) maddesi gereği, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahemece Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2020 gün ve 2020/1637 E.-2020/4649 K. sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, ancak bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Davacılar desteğinin, olay tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın dava dışı sürücüsü …’un, davacıların murisi …’a çarpması neticesinde 26.06.2004 tarihinde gerçekleşen çift taraflı kazada, %25 desteğin kendi kusuru, %75 davalı sürücü kusuru sonucunda öldüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Eldeki davanın davacıları tarafından davalı …’na dava açılmış; poliçe limiti gözetilerek ve desteğin %25 kusuruna göre 2004 yılı poliçe limiti dikkate alınarak yapılan gaame hesabı sonucunda toplam 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Başkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/277 E. (2012/71E.) sayılı dosyasında alınan 09/04/2014 tarihli hesap bilirkişisi raporuna göre; davacı … …için 90.238,00 TL, Mahküm …için 6.250,00 TL, … …için 7.142,00 TL, … …için 7.808,00 TL, … …için 9.821,00 TL ve ……için 10.736,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, mahkemece Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/9813 E.-2018/4260 K. sayılı ve 18/04/2018 tarihli bozma ilamı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporu ile yapılan garame hesabı neticesinde davacı … yönünden 26.277,99 TL, davacı … yönünden 1.152,85 TL, davacı … yönünden 1.436,96 TL, davacı … yönünden 3.254,00 TL, davacı … yönünden 2.712,11 TL, davacı …yönünden 5.166,09 TL tutardan davalı … sorumlu tutulmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2020 gün ve 2020/1637 E.-2020/4649 K. sayılı kararı ile hüküm ikinci kez bozulmuş; mahkemece, bozma gereğine uygun bilirkişi raporu alınmamıştır. Kaza tarihi itibari ile trafik sigortası (…) poliçe limiti 40.000,00 TL olup Başkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/71 E. sayılı dosyasından alınan aktüer raporuna göre davalı sürücünün %75 kusuru üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacılar … …için 90.238,00 TL, Mahküm …için 6.250,00 TL, … …için 7.142,00 TL, … …için 7.808,00 TL, … …için 9.821,00 TL ve ……için 10.736,00 TL destekten yoksun kalma zararı tespit edilmiş, 27.08.2019 tarihli bilirkişi raporu ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatı %25 kusur(destek sürücü) indirimi yapılarak belirlenmiş, daha sonra poliçe limiti dahilinde yapılan garame hesabına göre belirlenen tazmiat miktarlarına hükmedilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2020 gün ve 2020/1637 E.-2020/4649 K. sayılıbozma ilamında belirtildiği üzere, tazminatın saptanabilmesi için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Sorumluluk hukukunda, tazminat denkleştirilirken yapılacak indirimler arasında bir sıra söz konusudur. Kural olarak, önce gerçek zararı bulmak gerektiğinden, zararla ilgili indirim sebepleri önce, tazminatla ilgili mahkemenin takdirinde olan indirim sebepleri ise daha sonra uygulanmaktadır. Öyleyse yapılacak iş; hesaplanacak tutarın poliçe limitini aşması halinde sigorta limiti davacıların destek paylarına göre bölüştürülerek (garame yapılarak) davacıların gerçek zararlarının bu şekilde hesaplanması en son belirlenen bedel üzerinden kusur indirimi yapılması suretiyle zararın belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre öncelikle, hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limitini aşması halinde sigorta limiti davacıların destek paylarına göre bölüştürülerek (garame yapılarak)davacıların gerçek zararlarının hesaplanması, en son belirlenen miktar üzerinden kusur indirimi yapılması gerekirken, poliçe limiti üzerinden indirim yapılarak sonuca gidilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece 2012/71E.-2015/49K. Sayılı ilamında davacılar lehine hükmedilen destek tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı …’ndan alınmasına karar verilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamı sonrasında hükmedilen destek tazminatının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalı …’ndan alınmasına karar verilmiştir. İlk kararın faiz türü yönünden davacılar vekili tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla davalı yönünden usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacak şekilde ticari faize karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalıya geri verilmesine 20.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.