YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25122
KARAR NO : 2023/3069
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/806 D.İş – 2021/806
SAYISI : 2021/İHK-33064
HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kabulü
SAYISI : K-2021/90612
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili ve davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (…) poliçesi ile sigortalı aracın 01.04.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını, sürekli ve geçici iş göremezlik durumunun söz konusu olduğunu, sigorta şirketi tarafından zararının karşılanmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı ile tedavi gideri olarak toplam 40.700,00 TL’nin sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş; talebini 240.069,99 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvurucu tarafından geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının talep edildiğini, geçici giderlerin teminat dışı olduğunu, 6111 sayılı Kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğünün Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ait olduğunu, belgelenmesi durumunda bakıcı gideri tazminatı için brüt asgari ücret; aksi durumda ise net asgari ücret hesaplanmış olup dosyada bakıcı tutulduğuna ilişkin bilgi ve belge bulunmamasına rağmen brüt asgari ücret üzerinden hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuranın tek taraflı müracaatı ile almış olduğu sağlık kurulu raporunun hükme esas alınamayacağını, bağımsız medikal kuruluş tarafından yapılan incelemeye göre rasyonel maluliyet oranının %0 olduğunu, posttravmatik stres bozukluğunun bedensel zararlar kapsamında istenebilecek teminatlar arasında sayılmadığını, vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayda hatır taşıması olduğu ve davacının alkollü sürücünün aracına bindiği gerekçesiyle, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 144.041,94 TL’nin 05.02.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz emiştir.
B. İtiraz Sebepleri
1-Davacı itiraz dilekçesinde; Yargıtay kriterlerini haiz denetime elverişli, bünyesinde adli tıp bulunan bir üniversite hastanesinden alınma, mevcut mevzuatlara uygun bir rapora göre hüküm kurulmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı itiraz dilekçesinde; uyuşmazlığa konu talebin niteliği ve Yargıtay içtihatları gözetildiğinde, huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından başvurunun usulden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olup itiraz incelemesi neticesinde … kararının kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, başvurucu tarafından geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının talep edildiğini, geçici giderlerin teminat dışı olduğunu, 6111 sayılı Kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğünün SGK’ya ait olduğunu, itirazlar baki kalmakla birlikte, aksi kanaat halinde dahi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca, bakıcı gideri tazminatı hesaplamalarında bakıcı tutulduğunun belgelenmesi durumunda bakıcı gideri tazminatı için brüt asgari ücret; aksi durumda ise net asgari ücret hesaplanmış olup dosyada bakıcı tutulduğuna ilişkin bilgi ve belge bulunmamasına rağmen brüt asgari ücret üzerinden hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuranın tek taraflı müracaatı ile almış olduğu sağlık kurulu raporunun hükme esas alınamayacağını, posttravmatik stres bozukluğunun bedensel zararlar kapsamında istenebilecek teminatlar arasında sayılmadığını, aile dayanışması çerçevesinde bakıcı ihtiyacını gidermiş olduğunun sabit olduğunu, bu durumun kararda hakkaniyet indirimi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekeceği aşikar iken Uyuşmazlık Hakem Heyetinin itirazları gözetmemesinin anlaşılamadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz gözetilerek yapılması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru sırasında karar vermeye elverişli ve yeterli, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş maluliyet raporu ile başvurulması gerektiğine dair itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin çok ciddi yaralandığını, kazanın olumsuz etkilerini azaltmak için kaza tarihinden bu yana psikolojik tedavi gören müvekkilinin ağır ilaçlar kullanmak zorunda kaldığını, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda müvekkilinin “C7 ve L4 vertebrada posterior eleman kırığına ve posttravmatik stres bozukluğu” nedeniyle % 40,7 oranında malul olduğunun tespit edildiğini, söz konusu mağduriyetin giderilmesi için davalı … şirketine tüm tedavi evrakı ve diğer belgeler ile başvurulduğunu ancak olumlu ya da olumsuz geri dönüş olmadığını, Hakem Heyetinin 30.04.2021 tarihli ara kararı ile kendi bünyesinde görevli üç adli tıp uzmanı görevlendirerek yeniden maluliyet tespitini talep ettiğini, psikiyatrik arazlarda, mevzuatta hekime tanınan bir takdir yada indirim hakkı bulunmamasına rağmen tespit edilen maluliyet oranlarına ½ oranında indirim yapılması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yine aynı raporda meydana gelen C7 ve L4 vertebrada posterior elaman kırığı ile ilgili dosyada bulunan MR CD’sini açamadıklarını ayrıca açılsa bile MR’ı okuyamayacaklarını bu nedenle maluliyet tespitinde değerlendirmeye alınmadığı belirtildiği halde ve buna itiraz edilmesine rağmen itirazları dikkate alınmaksızın bu raporun hükme esas alındığını, hesaplanan tazminatta hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, alkolün, kişinin bünyesine göre herkeste farklı etkiler göstereceğini, kazanın salt alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerektiğinin vurgulandığını, müvekkilimin araç şoförünün alkollü olduğunu bildiğini gösterir somut tek bir delil yok iken tazminatta müterafik kusur indirimi yapılmasının haksız olduğunu, hatır taşıması nedeniyle kusur indirimi yapılmasının da doğru olmadığını, Hakem Heyeti tarafından giderilmesi mümkün bir eksiklik gerekçe gösterilerek ve işin esasına geçildikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/2-3 üncü maddesine rağmen talebinin usulden reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya … Poliçesi ile sigortalı aracın 01.04.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda yolcu konumunda bulunan başvuranın yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı giderinin ile tedavi giderinin sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik’i, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Eldeki davada kaza tarihinin 01.04.2017 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik’e uygun olması gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak başvuran tarafından Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümü Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen 08.11.2019 tarihli rapor sunulmuş olup davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 40,7 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu ancak raporda davacıya C7 ve L4 vertebra posterior elemanlarında kırık ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle maluliyet tayin edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince yargılama sırasında rapora itiraz üzerine üç adli tıp uzmanından rapor alındığı, alınan 07.05.2021 tarihli bu raporda da Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’in dikkate alındığı ancak maluliyet oranının %15 olarak belirlendiği bu şekilde iki rapor arasında çelişki oluştuğu gibi Uyuşmazlık Hakem Heyetince karar esasa alınan bu raporla; “tarafsız ve objektif bir ek rapor düzenlenebilmesi için davacıda mevcut olduğu iddia edilen vertebra kırıklarına dair CD’nin bir radyoloji uzmanı tarafından okunarak hangi tarihte çekilen MR olduğu bilgisi ile özellikle C7 ve L4 vertebra posterior elemanlarında eski ya da yeni kırık bulunup bulunmadığının bildirilmesi, ya da kişinin servikal ve fomber yeni MR çekilerek özellikle C7 ve L4 vertebra posterior elemanlarında eski kırık bulunup bulunmadığının bildirilmesi, ayrıca kişinin bir psikiyatri uzmanı tarafından muayene edilerek travma sonrası stres bozukluğu olup olmadığı, tedavi ile işlevselliğinde düzelme ya da kısmen düzelme olup olmadığının bildirilmesinden sonra ek rapor düzenlenebileceği” yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
… ise usulûne uygun olarak düzenlenmiş maluliyet raporu ile başvurulmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar vermiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve HMK’nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK’nın 115/2 nci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
KTK’nın 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte; bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, post taravmatik stres bozukluğuna ilişkin tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi ve davacıda mevcut vertebra kırıklarına dair maluliyet durumunun net olarak belirlenmesi için en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre tarafların UHH kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.