Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25204 E. 2022/17938 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25204
KARAR NO : 2022/17938
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay 17 HD 21.03.2016 gün, 2015/17081 E- 2016/3671 K sayılı ilamında “….dava konusu taşınmazın 15.000.00 TL bedelle borçlu Orhan Gazi tarafından diğer davalı …’a satıldığı, taşınmazın bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değerinin ise 50.000.00 TL olduğunun belirlendiği, bu durumda ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş fark olduğu, davalı 3. kişinin de resmi akit tablosunda gösterilen bedel dışında ayrıca para ödediğini de resmi belgelerle kanıtlayamadığı ve ayrıca 3. kişi konumundaki davalı …, borçlu davalıdan alacaklı olduğunu (İİK.md.280/1) taşınmazı da bu alacaklarına mahsuben aldığını (İİK.md.279/I/-2) beyan etmiş olmasına göre davalı …’ın borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olması nedeniyle davanın kabulü gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı ” belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davalı …’a ilişkin herhangi bir ızrar kastı ve muvazaa iddiası olmadığı ve dördüncü kişi konumundaki dahili davalı …’un kötü niyeti ispatlanamadığı dikkate alınarak davacının talebinin HMK. md.125/1-b gereğince kötü niyetli olarak dava konusunu devreden davalılar …, … ve … yönünden tazminat davasına dönüştüğü, bozma sonrası ıslah yapılamayacağı ve davacının icra dosyasındaki faiz talebi dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile dava dilekçesindeki dava değeri olan 15.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar …, … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalı … yönünden davanın Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle Reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nın 283/II maddesine göre iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir.” hükmünü haizdir.
Somut olayda; dava konusu gayrımenkul davalı borçlu tarafından alacağa mahsuben ve düşük bedel ile davalı …’a, ondan davalı …’un vekili olan …’ya, ondan da davalı … a devredilmiştir.
Davalı …, davalı 3. Kişi …’un vekili olduğunun anlaşılmasına göre davalı borçlunun durumunu bilen bilebilecek kimselerdendir. Ancak davalı …’un davalı borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bilen veya bilebilecek kimselerden olduğu hususu davacı tarafından ispat edilememiştir.
Bu durumda Mahkemece; davalı … yönünden davanın reddi ile dava konusu taşınmazın 18.03.2015 ve 17.07.2018 tarihlerindeki değerleri tespit edilerek, dava dayanağı takip dosyasındaki alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde; 08.03.2015 tarihindeki değerinden davalı … ve …’nın müteselsilen 17.07.2018 tarihindeki değer farkından sadece Gökhan Pola’nın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; Talebin tazminat istemine dönüşmesi halinde borçlu davalı hakkında zaten devam eden bir icra takibinin bulunması nedeniyle sadece taşınmazı elden çıkaran kötü niyetli 3. ve 4. kişi konumundaki davalıların tazminata mahkum edilmesi ve hükmedilecek tazminata faiz işletilmemesi gerekirken tazminata faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.