Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25266 E. 2023/3355 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25266
KARAR NO : 2023/3355
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/679 Değişik İş – 2021/619 Karar
SAYISI : 2021/İHK-28180
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/ davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne
SAYISI : K-2021/72452

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, … kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) ile sigortalı olan aracın 27.10.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 391.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline eksik belge ile başvurulduğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporundaki oranın fahiş olduğunu, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, sigortalı araç sürücünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %20 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının sürekli iş göremezlik zararının belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiği, davacının tespit edilen zararının poliçe limitini aşması nedeniyle davalının olay tarihinde uygulanmakta olan asgari sigorta teminatının hüküm altına alınması gerektiği, geçici bakıcı ihtiyacına ilişkin rapor sunulmadığı, bu nedenle geçici bakıcı ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 390.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili, davacı tarafından sunulan ve hükme esas alınan raporun gerek rapor formatı, gerek heyet teşekkülü bakımından olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı olduğunu, belirlenen %20 oranındaki maluliyetin fahiş olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen %100 oranındaki kusurun fahiş olduğunu, hesaplamanın %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun üniversite hastanesi tarafından davacının bizzat muayenesi yapılarak ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağı içeriğinden sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranının kaza anlatımına uygun olduğu, Yargıtay uygulamaları gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esas alınarak belirlenmesi gerektiği, araç sürücüsünün beyanından davacının arka koltukta ve annesinin kucağında seyahat ettiğinin anlaşıldığı, çocuk için koruyucu tertibat kullanılıp kullanılmadığının belirsiz olduğu, yaralanmanın niteliğinden koruyucu tertibat kullanılmadığı anlaşılmakta ise de davacının yaşı itibariyle davranışlarını yönlendirme yetisinin gelişmemiş olduğu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, açıklanan yönlere ilişkin davalı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, … kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacı tarafından sunulan ve hükme esas alınan raporun gerek rapor formatı gerek heyet teşekkülü bakımından olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı olduğu belirlenen % 20 lik maluliyetin fahiş olduğu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen % 100 oranındaki kusurun fahiş olduğu, hesaplamanın 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiği, müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan … kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından … sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazasında, sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile 266 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun(TBK) 49, 51, 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 27.10.2019 tarihinde meydana gelmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan 17.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporu ve içeriği de irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3. TBK’nın 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinde “M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır.

Davacının sigortalı araçta çocuk bağlama sistemi kullanılmadan taşınması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.

Somut olayda; sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve sigortalı araçta çocuk bağlama sistemi kullanılmaksızın annesinin kucağında seyahat ettiği hususu, kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki ifadeler ile sabittir. Davacının kaza tarihinde 2 yaşında olduğu gözetildiğinde araç içerisinde yolculuk yaptığı esnada yönetmelik maddesinde açıklandığı üzere özel donanımlı tertibatla taşınması gerektiği aşikar olup bu hususta gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü velayet hakkı kapsamında, aynı araçta yolcu olan anne ve babaya aittir. Buna göre; davacının çocuk bağlama sistemi kullanılmaksızın taşınması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

4. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.

Somut olayda, pasif dönem başlangıcı olarak 65 yaş esas alınmış buna göre hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle pasif dönemin 60 yaşında başlayacağı gözetilerek aynı bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.