Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25345 E. 2022/11319 K. 03.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25345
KARAR NO : 2022/11319
KARAR TARİHİ : 03.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar …, … ve Ergo Sigorta Anonim Şirketi aleyhine 24.04.2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralınma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı … bakımından davanın pasif husumeti ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar bakımından kısmen kabulüne dair verilen 30.09.2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 21.04.2006 tarihinde, davalı …’ın sevk ve idaresinde bulunan davalı …’nin işleteni olduğu araç ile davacının kullanmakta olduğu motorsikletin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malûl kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı …’ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu anlaşılmış ise de davalının kaza tarihinde Kozçeşme Belediye Başkanlığı’nda memur olarak çalıştığı, memurların eylem ve işlemlerine karşı adli yargıda dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın davalı … yönünden pasif husumet nedeniyle reddine, davanın kısmen kabulüyle 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’nden, 291,06 TL maddi tazminatın davalılar … ve davalı Ergo Sigorta Anonim Şirketinden müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde bulunmayan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 6099 sayılı Kanun ile değişik 110. maddesi ile; “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.” düzenlemesi getirilmiştir. Yasada yapılan bu değişiklik metninden de anlaşılacağı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’ndan kaynaklanan sorumluluk davalarında motorlu araç işletenin kamu kuruluşu olması halinde dahi dava adli yargı mahkemelerinde görülecektir.
Öte yandan, Anayasamızın 129/5 maddesi ile; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceği kabul edilmiş, 657 sayılı Kanun’un 13. maddesi de aynı mahiyette düzenlenmiştir. Emredici nitelikteki bu düzenlemelerin amacı, memurlar ile diğer kamu görevlerinin yetkilerini kullanırken doğan zararların idare tarafından karşılanması, bu suretle hem memurların ve diğer kamu görevlilerinin dava baskısı altında tutulmadan görevlerinin gereklerini yerine getirebilmelerinin sağlanması hem de zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının tazmini yönünden en üst düzeyde güvenceye kavuşmalarının teminidir. Ancak hemen belirtilmelidir ki, bir özel hukuk ilişkisi yaratılan veya özel hukuk düzenlemesinin bulunduğu ve sorumluluğun da bundan kaynaklandığı durumlarda Anayasanın 129/5. maddesi’nin uygulama alanı yoktur. Çünkü bu gibi durumlarda sorumluluğun kaynağı, memur ve kamu görevlisinin kamu hukukundan aldığı yetkinin kullanılması değildir. Kamu hukukundan alınan yetkinin kullanılması halinde dahi yasa bir özel hukuk ilişkisi oluşturmuşsa durum yine değişmeyecektir.
Davaya konu olayın, bir trafik kazasından kaynaklandığı sabittir. Şu halde olayımızda sorumluluğun kaynağı özel hukuk alanına giren bir durum ile ilişkiden meydana geldiğine (haksız fiil) ve kamu görevlisi olan davalı …’ın kamu hukukundan doğan yetkisini kullanması söz konusu olmadığına göre, Anayasanın 129/5. maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Mahkemece, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde davalı … hakkındaki davanın husumetten reddi de usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan sebeplerle mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı … İdaresine yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.