Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25359 E. 2023/4748 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25359
KARAR NO : 2023/4748
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/95 E. 2021/228 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.02.2013 tarihinde davalı … …..’in işleteni sürücüsü olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortalı aracın, davacının yaya olan oğlu…’a çarpması sonucu ölümlü kaza meydana geldiğini, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığını ve manevi zarara uğradığını, davalı …’ın ölen çocuğun babası olup bakım yükümlülüğüne uymadığı için gerçekleşen kaza nedeniyle kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminatın sürücü ve sigortacıdan, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücüden ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’dan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir

II. CEVAP
Davalı Hür Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, olay tarihinden itibaren yasal faiz talebinin reddi gerektiğini, manevi tazminat talebinden müvekkili sigorta şirketi yönünden hüküm kurulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.04.2016 tarihli ve 2013/637 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararı ile “İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 09.09.2015 tarihli kusur raporunda davacılar desteği yayanın %70 oranında, davalı sürücünün %30 oranında kusurlu bulunduğu, alınan hesap raporunun benimsendiği, davalı …’ın eyleminin velayet yetkisinin kullanılması kapsamında değerlendirilmek üzere bu davalı yönünden dosyanın tefriki ile aile mahkemesi sıfatıyla değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.760,00 TL maddi tazminatın davalı … yönünden kaza ve sigorta şirketi yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … ….’ten tahsiline, davalı … hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2016/18683 Esas, 2019/7868 Karar sayılı ilamıyla; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “….Dairenin yerleşik uygulamalarıyla; çalışma ve gelir elde etme yaşına gelmesinden sonra bekar çocuk yaşasa idi ileriki yıllarda evleneceği; evlenmesi ile birlikte pay esasına göre 2 pay kendine, 2 pay eşine, birer pay ana ve babaya; evlenmesinden belli bir süre sonra ilk çocuğu ve yine bir süre sonra ikinci çocuğunun olacağı; çocukların olacağı süreler içinde kendine 2 pay, eşine 2 pay, çocuklara birer pay, ana ve babaya da birer pay ayıracağı; ana babadan birinin destekten çıkması halinde, çıkanın payının diğer ebeveynin alacağı paya ekleneceği kabul edilmekte olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacının destek paylarının belirlenmesi bakımından hatalı olduğu, düzenli bir işi ve geliri olmayan, ev hanımı olan davacı için hesaplanan tazminattan yetiştirme gideri düşülmesinin doğru olmadığı, Dairenin yerleşik uygulamaları ile belirlenen destek payları esas alınmak ve geliri olmayan davacı annenin tazminatından yetiştirme gideri düşülmemesi gerektiği gözetilmek suretiyle, davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi hususunda, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre (davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerektiği, davacının ölene yakınlığı nedeniyle hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken somut olayla bağdaşmayan bir miktar düşük manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..Bozma uyarınca alınan ek raporun benimsendiği, davalı … yönünden dosyanın tefrik edildiği ve yeni esas numarası aldığından bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacıyı manevi yönden tatmin edecek bir miktarda manevi tazminata hükmedildiği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.198,75 TL’nin davalı … … yönünden kaza ve sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmün kısmen redde ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalı … …’in sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 179,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.