YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25782
KARAR NO : 2022/10898
KARAR TARİHİ : 27.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27/09/2022 Salı günü davacı vekili Av. …..ile davalılardan …, …, … ve davalı Aloha Tekstil Turz. İnş.Enj. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. … geldi. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili banka tarafından davalı Desat Elektrik Mekanik İnş.Taah.San.ve Tic.A.Şye kredi kullandırıldığını, kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle borçlu şirket ve … hakkında İstanbul 34.İcra Müdürlüğü’nün 2012/19297, 2012/19299 sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibinde banka alacağının tahsiline yetecek miktarda haczi kabil malvarlığı bulunmadığını, ancak davalı borçlu Desat Elektrik Mekanik İnş.Taah.San.ve Tic.A.Ş. tarafından dava konusu taşınmazların davalı Aloha Tekstil Turz.İnş.Enj.San.ve Tic.A.Ş.ye devredildiğini, davalı borçlu … tarafından ise Ayes Elektrik Üretim A.Ş nezdinde bulunan 1260 adet hissenin davalı … ….e, 840 adet hissenin davalı Aloha Tekstil Turizm. İnş.Enj.ve San.Tic.A.Ş’ye, 600 adet hissenin davalı …’e, 180 adet hissenin davalı … Çerit’e devredildiğini, bu devirlerin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını belirterek dava konusu taşınmazların ve hisselerin davalılar arasındaki devrine ilişkin tasarrufların İİK.nun 277 vd. maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Aloha Tekstil Tur. İnş. Enj. ve Tic. A.Ş., …, … ve … vekili; iptali istenen tasarrufların ivazlı olduğunu, davalıların mal kaçırma amaçlarının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar Desat Elektrik Mekanik İnş.ve Taah.San.ve Tic.A.Ş ile … vekili; müvekkilleri hakkında alınmış kesin bir aciz belgesinin olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; icra dosyaları kapsamında borçluların aciz haline ilişkin dava şartı yokluğu ve dava konusu şirket hisselerinin devrinin borcun doğum tarihinden önce olması itibarıyla dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasının koşullarından biri olarak alacaklının elinde kesin (İİK.143) veya geçici (İİK.105/2) aciz belgesinin bulunması gereklidir. Kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması, iptal davası için ön koşul ise de bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi, temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında bile alınıp ibraz edilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun haczi kabil malının bulunmaması halinde durumu tespit eden haciz zaptı, geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebilir.
Mahkemece; borçlu Desat Elektrik Mekanik İnş.Taah. San. ve Tic. A.Ş’ye ait …’da bulunan taşınmazların kıymet takdir raporlarının sunulduğu, ancak Tekirdağ Çorlu’da bulunan taşınmaz yönünden kıymet takdir raporu sunulmadığı, aynı şekilde 2012/19299 Esas sayılı dosyası kapsamında da borçlu şirkete ait farklı gayrimenkuller bulunduğu ve bunlara ait kıymet takdir raporlarının sunulmadığı bu nedenle icra dosyaları kapsamında borçluların aciz haline ilişkin dava şartının gerçekleşmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Somut olayda,davacının davalı borçlular … ve Desat Elektrik Mekanik İnş.Taah.San.ve Tic.A.Ş.hakkında başlattığı İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün 2012/19297 sayılı dosyasındaki alacak miktarı, 17.686.743,80-TL nakit, 19.940,406-TL gayrinakit olmak üzere toplam 37.627.149,90-TL, İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün 2012/19299 sayılı dosyasındaki alacak miktarı ise 752.730,04-TL nakit, 1.086.006,50-TL gayrinakit olmak üzere toplam 1.838.736,54-TL’dir. Davacı alacaklı tarafından icra dosyaları kapsamında davalı borçlu Desat Elektrik A.Ş. adına kayıtlı Denizli Merkez Çömleksaz Köyünde bulunan 5 adet taşınmaza haciz konulmuşsa da; bu taşınmazlar üzerinde fazla miktarda farklı icra takiplerinden haciz bulunduğu, kıymet takdir raporlarına göre de davacının alacağını karşılamaya yetmeyeceği görülmüştür. Yine mahkemece davalı borçlulara ait haciz konulan başka gayrimenkuller bulunduğu belirtilmişse de bu gayrimenkullerin neler olduğu belirtilmemiş, davacı tarafından farklı taşınmazlara ilişkin olarak açılan ve kabul edilen İstanbul 22.Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/36-2016/67 sayılı kararına konu edilen; İstanbul ili, Beykoz ilçesi, Anadolu Hisarı Mahallesi, 988 ada, 2 parsel numaralı taşınmaz ile İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, Hoşdere Köyü, 345 ada, 1 parsel R1Blok, Zemin kat, 14 numaralı bağımsız bölüm ve aynı parselde aynı blokta bodrum kat 4 numaralı bağımsız bölüm kastedilmiş ise, bu taşınmazların değerinin de davacının yüksek miktardaki alacağını karşılamayacağı anlaşılmaktadır. Alacaklı vekili tarafından ibraz edilen 21/09/2012 tarihli haciz tutanağında da, borçlunun işyerinde 2.000,00 TL lik taşınır haczi yapıldığı, 24/09/2012 ve 25/09/2012 tarihlerinde yapılan hacizlerde de borçluların haczi kabil malının bulunamadığının tespit edildiği görülmektedir. İİK’nun 105-2 maddesine göre haczi kabil mal bulunmaz ise haciz tutanağı İİK’nun 143.maddesindeki aciz belgesi hükmündedir. İcra dosyası kapsamında borçluların alacak veya başka taşınır malı olmadığı, dava konusu taşınmaz dışındaki haciz konulan diğer taşınmazların da bu hali ile davacının alacağını karşılama imkanının bulunmadığı açıktır.
Bu durumda borçluların aciz halinin gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Yine İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılan tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması da (İİK.nun 277 md) gerekir.
Mahkemece; şirket hisselerinin satış tarihinin 30/04/2012 tarihi olup, borcun dayanağı olan Kredi Sözleşmesinin 01/06/2012 tarihi olduğu ve hisse satışının, borcun doğum tarihinden önce gerçekleştiği gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya içerisindeki belgelerden, davacı alacaklı banka ile davalı borçlu … arasındaki kredi ilişkisinin 22/05/2008 tarihi itibari ile başladığı, sonrasında kredi sözleşmeleri imzalanmaya devam edildiği, davacı ile anılan davalı borçlu arasındaki alacak-borç ilişkisinin başlangıcının dava konusu tasarruf tarihinden önceye dayandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu hususun gözardı edilmesi de isabetli olmamıştır.
O halde, borcun doğumunun tasarruf tarihinden önce olduğu ve borçluların aciz halinin gerçekleştiğinin kabulü ile İİK.277 ve devamı maddeleri uyarınca iddia ve savunma beyanları gözönüne alınarak dava konusu tasarrufların iptale tabi olup olmadığının aynı yasanın 278-279 ve 280 maddeleri hükümlerine göre irdelenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.