Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26246 E. 2023/4380 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26246
KARAR NO : 2023/4380
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/147 Esas 2021/384 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairece ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23.10.2013 tarihinde davacıların desteği müteveffa …’ın kullandığı üç tekerlekli bisiklet ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacıların desteğinin hayatını kaybetmesi nedeniyle desteğinden yoksun kalan eş ve çocukların diğer aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığından davalı … Hesabından fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı eş … için 500,00 TL cenaze ve def’in gideri olmak üzere toplam 3.500,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; …’nın sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, Güvence Hesabının def’in giderlerinden sorumlu olmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmeyeceğini, … yönünden yetkili mahkemelerin Şişli (İstanbul) Mahkemelerinin olduğunu, davanın araç malikine ve sürücüsüne ihbarını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.06.2015 tarihli ve 2013/519 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararıyla; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna göre, desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara etkili olmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı … için 82.705,50 TL, davacı … için 382,99 TL, davacı … için 2.029,54 TL, davacı … için 12.880,66 TL, toplam 97.998,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar Hatice ve … açasından davanın reddine, 500,00 TL cenaze ve def’in masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.12.2019 tarih 2019/254 Esas ve 2019/12276 karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “…somut olayda, davacılar desteğinin idaresindeki üç tekerli bisiklet ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacılar desteği vefat etmiş olup, trafik kazası tespit tutanağında; tarafların kusur durumlarına ilişkin tespit yapılmamış, dava konusu kazaya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında trafik bilirkişisinden alınan raporda vefat eden sürücünün asli kusurlu, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğu, kazaya ilişkin ceza dosyasında ATK trafik ihtisas dairesinden alınan raporda ise vefat edenin asli kusurlu, araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece de ayrı bir kusur raporu alınmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan 17.03.2015 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda ise kusur oranları dikkate alınmaksızın tazminat hesabı yapılmış, bu haliyle üç tekerli bisiklet sürücüsü ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusur durumları çelişkilerde giderilecek şekilde tespit edilmeden karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda, mahkemece, kusur durumlarının belirlenmesi hususunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre; davalı vekili cevap dilekçesinde müterafik kusurunda incelenmesi gerektiğini talep etmiş, kazaya ilişkin soruşturma dosyasında adli tıp uzmanından alınan raporda vefat eden sürücünün ölüm nedeninin genel beden travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve kendinde bulunan kalp hastalığı sonucu meydana geldiği belirtilmiştir. Davacıların desteğinin ölüm sebeplerinden birinin genel beden travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması olduğu hususu göz önüne alındığında, desteğin müterafik kusuru bulunup bulunmadığı, bisiklet sürücüsü olan desteğin koruyucu kask takmamasının müterafik kusur olarak değerlendirilmesi halinde, 6098 sayılı TBK’nun 52. maddesi uyarınca tazminattan Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçeleri ile hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; müteveffanın kusurununu desteğinden yoksun kalan müvekkillerine yansıtılamayacağını, Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı olduğunu, mütevveffanın tam kusurlu olmadığını, müteveffanın kavşak içinde olduğunu, diğer araç sürücüsünün kavşağa girerken hiç yavaşlamadığını, bu kusurunun değerlendirilmediğini, hesap raporunu kabul etmediklerini, bozma öncesi alınan rapor ile bozma sonrası alınan rapor arasında ciddi fark bulunduğunu, bunlar ve re’sen görülen sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 23.10.2013 tarihinde oluşan çift taraflı trafik kazasında üç tekerlekli bisiklet sürücüsü desteğini yitiren eş ve çocukların tam kusurlu desteğin vefatı nedeniyle karşı araç zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığından davalı … Hesabından cismani zarar talep edip edemeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 ve 90 ıncı maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, … Yönetmeliğinin 9 ncu maddesinin (b) bendi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.