Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26250 E. 2022/10902 K. 27.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26250
KARAR NO : 2022/10902
KARAR TARİHİ : 27.09.2022

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27/09/2022 Salı günü davacı vekili Av. … …ile davalı … vekili Av. ….. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 23/12/2020 tarih, 2019/6016 Esas ve 2020/8950 Karar sayılı bozma ilamında; “somut olayda, davalı …’in davalı borçlu şirkete ait iki adet taşınmazı satın aldığı, bu nedenle İİK’nun 280/3. maddesi kapsamında davalı üçüncü kişilere yapılan satışın borçlu şirketin önemli bir kısmının devri niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerektiği, bunun için konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile davalı …’e yapılan taşınmaz satış miktarları dikkate alınarak, borçlu şirketin 2016-2017 yıllarındaki bilanço ve mal varlıklarının önemli bir kısmının devri niteliğinde olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; kendisine verilen kesin süre içinde davalı borçlu şirket tarafından ticari defterlerin sunulmamış olduğu, dolayısıyla tasarrufların, ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını teşkil etmediğinin ispatlanamadığı, mecburi dava arkadaşı olan davalı-3.kişi … açısından da aynı sonucun doğduğu gerekçesiyle davalı …’a devredilen taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyulduktan sonra yalnızca ticari defterlerin sunulmamış olduğu, tasarrufların, ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını teşkil etmediğinin bu nedenle ispatlanamadığı gerekçesiyle, ispat yükünü davalı tarafa yükleyerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
İİK’nun 280/son maddesinde ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, davalı borçlunun ticari işletmenin mühim bir kısmını devrettiği, 3.kişinin de ticari işletmenin mühim bir kısmını devraldığını ispat yükü davacı taraftadır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı borçlu şirket tarafından ticari defterlerin sunulmadığı gerekçesiyle tasarrufların, ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını teşkil edip etmediği tespitinin yapılamadığı belirtilerek başkaca bir araştırma yapılmamıştır. Davalı …, davalı borçlu şirkete ait iki adet taşınmaz satın almıştır. Bozmada işaret edilen ticari işletmenin mühim bir kısmını devir koşullarının araştırılması için, tapu sicil müdürlüklerinden davalı borçlu T.N.M.Uysal Gıda Paz.ve Tic.A.Ş.’nin tasarruf tarihi itibariyle aktif pasif taşınmaz kayıtlarının tespiti, trafik tescil kayıtlarından aktif pasif araç kayıtlarının tespiti, o tarihler itibariyle vergi dairelerinden vergi beyannamelerinin ve bilançolarının istenmesi, ticaret sicilinde kayıtlı evraklarının getirtilerek ödenmiş sermayesinin ne kadar olduğunun araştırılması ve tüm bunlar birarada değerlendirilerek davaya konu edilen davalı 3.kişi …’a devredilen taşınmazların o dönemde şirketin malvarlığının ne kadarını teşkil ettiği, dolayısıyla bu taşınmazların 280/son anlamında ticari işletmenin mühim bir kısmını teşkil edip etmediği belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.