YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26468
KARAR NO : 2022/12680
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … aleyhine 21.10.2016 gününde verilen dilekçe ile 6098 sayılı TBK’nın 19.maddesi uyarınca muvazaa nedeniyle işlemin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.07.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; ”…Dosya içeriğinden; davacı ve davalı taraf arasında evlilik birliği devam ederken 28.08.2014 tarihinde 29.000,00 TL bedelle satın alınan dava konusu taşınmazın, 22.10.2015 tarihinde 42.000,00 TL bedel ile diğer davalıya satış suretiyle devredildiği, dosya arasına alınan 11.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda; taşınmazın devir tarihi olan 21.10.2015 tarihi itibariyle değerinin 123.008,00 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunda ayrıca davacının babası … tarafından dava konusu taşınmazın alınmasından bir gün önce 27.08.2014 tarihinde Vakıfbank’dan 16.500,00 TL tutarında kredi çekildiği ve davalı … tarafından yine 27.08.2014 tarihinde 50.000,00 tutarında kredi çekildiği, davacının, birikim ve ortak paraya, ninesinden alındığını belirttiği borca ve davalının düğün takılarına ilişkin olarak dosya kapsamında herhangi bir belgeye rastlanmadığı; sonuç olarak dava konusu taşınmazın, davalının kullandığı 50.000,00 TL’lik kredi, davacı ile davalının ortak paraları ve davacının basasının kullandığı 16.500,00 TL tutarındaki kredi ile alınmış olabileceği yönünde rapor düzenlediği, davacı tarafından davalı eşi aleyhine İstanbul Anadolu 10. Aile Mahkemesi’nin 2015/970 Esas ve 2016/908 Karar sayılı dosyasında 11.12.2015 tarihinde boşanma davası açıldığı, davalı eş tarafından davacı eşi aleyhine 04.01.2016 tarihinde karşı boşanma davası açıldığı ve 13.12.2016 tarihinde verilen karar ile tarafların eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verildiği, ayrıca davacı eş tarafından davalı aleyhine mal rejiminin tasfiyesi istemiyle 01.03.2017 tarihinde dava açıldığı ve yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; davacı ile davalılardan … arasındaki evlilik birliği devam ederken satın alınan dava konusu taşınmazın, davacı ile davalı arasında yaşanan geçimsizlik sonrası ayrı yaşamaya başladıkları altı aylık dönem içerisinde ve boşanma davası açılmadan yaklaşık bir buçuk ay önce 22.10.2015 tarihinde, taşınmazın devir tarihinde belirlenen gerçek bedelinin altında diğer davalı …’ya satıldığı ve sonrasında boşanma davası açıldığı gözetildiğinde davalılar arasındaki satışın, muvazaalı olduğunun kabulü gerekirken açıklanan yönler gözetilmeksizin yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin davacının istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararının kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile, Kocaeli ili, … ilçesi, … mah. 1249 ada, 26 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.352,10 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 20.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.