Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26585 E. 2023/1099 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26585
KARAR NO : 2023/1099
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/286 E., 2021/69 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat talebi yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.08.2007 tarihinde yaya haldeki davacıya davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminat, 60.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dava, diğer davalılar kaza tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 07.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 188.392,32 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Yargılama sırasında 19.02.2010 tarihinde davalı …’ın vefat etmesi üzerine davaya yasal mirasçıları dahil edilmiştir.

Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde; kazanın teknik bir arızadan ileri geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.06.2013 tarihli ve 2007/348 Esas, 2013/255 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 188.392,32 TL maddi tazminatın davalılar Ümran ve dahili davalılar kaza tarihinden, davalı … şirketi 500,00 TL yönünden dava, bakiye kısım için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 11.000,00 TL manevi tazminatın davalı … ve dahili davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar Ümran ve Zehra Nur Vasisi Nilgün vekili ile davalı … şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 07.04.2015 tarihli ve 2013/16595 Esas, 2015/5459 Karar sayılı kararı ile “…davacının öğretmen olduğu, iyileşme süresince maaşını almaya devam ettiği, geçici iş göremezlik zararının aldığı maaş bordrosuna göre hesaplanmasının hatalı olduğu, kaza tarihi ile işe başlama tarihi arasında davacının ek ders ücreti gibi ek gelirden mahrumiyetinin olup olmadığı araştırılıp ek gelirleri tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği; davacı için manevi tazminatın az takdir edildiği davacı lehine makul ölçüde manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği; davalı … şirketi için tüm dava için dava tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken ıslah ile artılan kısma ıslah dava ile talep edilen kısma dava tarihinden faiz hükmedilmesinin hatalı olduğu; hükmedilen tazminatın sigorta bedelini geçtiğini, sigortacının yargılama gideri ve vekalet ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlü olduğu tümünden sorumlu tutulamayacağı” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.02.2021 tarihli ve 2016/286 Esas, 2021/69 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat davası bakımından Yargıtay bozma ilamına göre öğretmen olan davacının bu kaza nedeniyle maddi zararının fiilen çalışamadığı sürece mahrum kaldığı ek ders ücretleri kadar olduğu ve bu miktarın davalı … şirketi tarafından davacıya ödenmesiyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından maddi tazminat davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı … şirketi haricindeki davalılar aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 16.08.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; mahkemece bozma kararına uyulduğunu, fakat davacı taraf lehine oluşan usulü müktesep hakkın açıkça ihlal edildiğini, ilk tesis edilen mahkeme kararında 24.156,80 TL geçici iş göremezlik zararı, 164.235,52 TL sürekli iş göremezlik zararının hüküm altına alındığını, davalı … şirketi dışındaki davalılar yararına bozmanın iki numaralı bendinin geçici iş göremezlik zararıyla sınırlı olup buna karşılık sürekli iş göremezlik zararı yönünden kararın bozulmadığını, dolayısıyla mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda 18 aylık geçici iş göremezlik devresinde davacının maaşlarını tam aldığı; buna karşılık, yoksun (mahrum) kaldığı ek gelirlerin 3.173,62 TL ile sınırlı olduğu belirlenmekle; artık, mahkemece yapılacak işin 3.173,62 TL geçici iş göremezlik zararı, ile 164.235,52 TL sürekli iş göremezlik zararı(bozma öncesinde karar altına alınan ve kesinleşen) olmak üzere toplam 167.409,14 TL maddi tazminatın karar altına alınmasından ibaret olacağını, bu hususlarla sınırlı inceleme yapması gereken mahkemece buna aykırı olarak iki defa hesap bilirkişisi incelemesi yaptırıldığını ve ek raporlar alındığını, ilamlı icra takip dosyasındaki borcun ödenmesinde (ilamın infazında) dikkate alınacak hususların karıştırıldığını, davacının % 34,2 oranında malul kaldığının kesinleştiğini, davacının memur olduğundan bahisle sürekli iş göremezlik zararının oluşmadığına dair mahkeme kabulünün hatalı olduğunu, davacının öğretmen memur da olsa, % 34,2 oranında mesleğini ifa ederken aynı kazancı elde etmek için % 34,2 oranında daha fazla efor sarf edecek olduğunu buna göre sürekli iş göremezlik zararı hesaplanması gerektiğini, davacı yararına takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğunu, tüm bu belirtilen itirazların doğal sonucu olarak da karşı taraf vekalet ücret, harç ve yargılama giderlerinin usul ve yasaya aykırı olarak hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada, kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Bu nedenle, ilk kararda kabul edilen ve bozma kapsamı dışında bırakılarak kesinleşen hususlar yönünden yeniden hüküm kurularak karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yalnızca bozulan kısımlar hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Zira bozmanın kapsamı dışında kalarak onanan kısımlar usulen kesinleşmiş ve bu yönler taraflar bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmuştur.

Somut olayda, Daire bozma öncesi mahkeme kararında 24.156,80 TL geçici iş göremezlik zararı ile 164.235,52 TL sürekli iş göremezlik zararı hüküm altına alınmış, Daire bozma ilamı iki numaralı bendi ile davalı … şirketi dışındaki davalılar yararına geçici iş göremezlik zararıyla sınırlı olarak karar bozulmuş ve sürekli iş göremezlik zararı yönünden karar bozulmamıştır. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının 18 aylık geçici iş göremezlik devresinde maaşlarını tam aldığı; buna karşılık, yoksun (mahrum) kaldığı ek gelirlerinin 3.173,62 TL ile sınırlı olduğu belirlenmiştir. Davacı öğretmen memur da olsa bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile mesleğini icra ederken emsallerine göre sarf etmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğu kabul edilmesi gerekmektedir. Hal böyle iken, mahkeme kararının sürekli iş göremezlik yönünden bozulmadığı ve davacı talebinin efor kaybına yönelik olduğu gözetilmeksizin davacının memur olduğundan bahisle sürekli iş göremezlik zararının oluşmadığına dair mahkeme kabulü hatalı olmuştur. Öte yandan, davalı … şirketinin aleyhlerine ilamlı icra takip başlatılmasından sonra ilamlı icra takip dosyasına yaptığı ödemelerin ilamın infazı aşamasında dikkate alınması gerekirken yargılama aşamasında dikkate alınması da isabetli olmamıştır.

Buna göre, mahkemece, davacı lehine kabul edilen sürekli iş göremezlik tazminatının kesinleşmiş olduğu, davacının geçici iş göremezlik zararı bakımından sınırlı inceleme yapılması gerektiği ve ilamlı icra dosyasına yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınacağı hususları gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

3. Bozma neden ve şekline göre; davacı vekilinin vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine dair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün BOZULMASINA,

3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine dair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.