YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26623
KARAR NO : 2022/12947
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 21/08/2011 tarihinde … plakalı aracın kusuruyla meydana gelen kazada müvekkillerinin yaralandığını, davacı …’ın oğlu …’ın ise vefat ettiğini, oluşan kazada müvekkillerinin bir kusurunun bulunmadığını, kusurlu aracın kaza tarihinde davalı … tarafından sigortalı olduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik 4.000,00 TL tazminatın davalı … şirketinden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini davacı … için 130.000,00 TL, … için 120.000,00 TL, … için 150.000,00 TL ve … için 39.364,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacıların başvurusu üzerine belirlenen miktar üzerinden ödeme yapıldığını, müvekkilinin bu konuda bir sorumluluğunun kalmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, ancak bakıcı giderinin tedavi giderlerinden karşılandığını ve müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı …’ın destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile 39.464,13 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı …’ın geçici iş göremezlik tazminatı davasının kabulü ile 1.318,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılar …, … ve …’ın geçici iş görmezliğe ilişkin tazminat talepleri yönü ile davacı vekilinin feragat etmiş olması yönü ile ayrı ayrı reddine, davacı …’ın sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminatı davasının kabulü ile 150.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı …’in sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminatı davasının kabulü ile 120.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı …’ın sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminatı davasının kabulü ile 130.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebi reddedilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
1-6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen EK-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir.
Davalının, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılara yönelik temyiz talebi bakımından temyiz sınırı her bir davacı lehine hükmedilen tutar açısından ayrı ayrı belirlenecektir.
İlk derece mahkemesince, davacılardan … için 39.464,13 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.318,20 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz eden davalı bakımından Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen miktar 78.630,00 TL’yi geçmediğinden kararın temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Temyiz eden davalı tarafından davacı … yönünden temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin adı geçen davacıya yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının diğer davacılar …, … ve …’e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı … yönünden hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan davacılar …, … ve ve … hakkındaki hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 22.553,79 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 25/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.