YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26690
KARAR NO : 2023/5451
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/837 Değişik İş, 2021/837 Karar
SAYISI : 2021/İHK-34680
HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine / Davanın Kabulüne
SAYISI : K-2021/99009
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.03.2020 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) Poliçesi ile sigortalı aracın, davacının yolcu konumunda olduğu motosiklet ile karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, karşı aracın tam kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 24.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 94.585,00 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik/geçersiz evraklarla müvekkiline başvuru yapıldığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur tespiti ve müterafik kusur indirimi gerektiğini, kaza tarihinde davacının 16 yaşında olduğunu, 18 yaşından itibaren hesaplama yapılması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre karşı aracın tam kusurlu olduğu, düzenlenen hesap raporunun davalıya tebliğ edildiği, ancak davalının rapora karşı görüş bildirmediği, kaza tespit tutanağında davacının kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretli olduğu, ayrıca maluliyet raporunda maluliyetin sol diz ve ayak bileğinde meydana geldiği, yaralanma ile kaskın takılı olmaması arasında illiyet bağı bulunmadığı gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 94.585,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kaza tarihinden itibaren 18 aylık bekleme süresi tamamlanmadan maluliyet raporunun düzenlendiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, ATK İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre hesap yapılmasının yerinde olmadığını, kusur raporu alınmadığını, müterafik kusur indirimi gerektiğini, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, dava açılmadan önce kazayla ilgili gerekli belgelerle davalıya başvurunun yapıldığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, davacının maluliyetinin skar izinden kaynaklandığı ve ayrı bir bekleme süresine gerek olmadığı, davacı motosiklette yolcu iken yol kenarında yaptığı duraklama esnasında davalıya trafik sigortalı aracın çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği, davacının bu esnada kask takmamış olmasının kurala aykırılık oluşturmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; … kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebeplere ilaveten kaza tarihinden itibaren hesap yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek … kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcu konumunda olduğu motosiklet ile karıştığı 25.03.2020 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150 nci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, hesap yönteminin yerinde olmasına, hesap raporuna karşı davalının itiraz etmemesine, davacı yolcu olup tam kusura göre hesaplama yapılmasında isabetsizlik bulunmamasına, itiraz aşamasında ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına, diğer yandan hesaplamanın bir aylık iyileşme süresinin bitiminden sonra başlatılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Kanun’un 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağına göre davalıya trafik sigortalı aracın, davacının yolcu konumunda olduğu motosiklete arkadan çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, koruyucu tertibat durumunun tutanakta belirsiz olduğu, maluliyet raporuna göre alın orta hat ve sol frontal bölgede skar nedeniyle maluliyet oranının %5 olduğu anlaşılmaktadır. Davacının kollukta verdiği ifadede, yolun kenarında duraklama halinde iken karşı aracın arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle motosikletle birlikte sürüklendiğini ve kafasını yere vurduğunu beyan ettiği görülmektedir. Kazanın iki yönlü Devlet yolunda meydana geldiği, çarpışma noktasının yol üzerinde olduğu kaza tespit tutanağından anlaşılmaktadır. Motorlu araç trafiğin işlediği bir alana park edilmiş veya durdurulmuşsa, hareket halinde olmasa bile işletilme halindedir. Davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; İtiraz Hakem Heyetince davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince Dairemiz yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3. 5684 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.