Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26732 E. 2023/6037 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26732
KARAR NO : 2023/6037
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/847 D.İş, 2021/845 K.
SAYISI : 2021/İHK-34973
HÜKÜM/KARAR : Davacının itirazının reddine
SAYISI : K-2021/83940

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.12.2012 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) Poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %6.3 oranında malul kaldığını, karşı aracın kusurlu olduğunu, davalıya başvuru yapılmasına karşın cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, maluliyet raporunda kaza ile araz arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet deride skar niteliğinde olup kaza ile fark edilmesi ve en geç kazadan bir yıl sonra da muttali olunması gerektiği, 26.09.2014 tarihli kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla da katılan sıfatı bulunan davacının zarar veren hakkında bilgi sahibi olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda davacının zarar ve zarar sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 8 yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı, uzamış zamanaşımı süresinin de geçtiği, pandemi nedeniyle sürelerin durduğu düşünülse de suç ve cezalarla ilgili zamanaşımı sürelerinin bu düzenlemenin dışında kalacağı ve uzamış zamanaşımı süresinin durmadığı, davalı … şirketine 27.01.2021 tarihinde başvurulduğu, sigorta şirketinin 8 iş günü olan değerlendirme süresinin de 08.02.2021 tarihinde dolduğu gerekçesiyle başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının maluliyetini 26.06.2020 tarihide öğrendiğini ve iki yıllık zamanaşımı süresi geçmeden 15.03.2021 tarihinde başvuru yaptığını, başvuru tarihinde 2 ve 8 yıllık ve her hâlde 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinin 22.12.2012 ve dava tarihinin 15.03.2021 olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle zararı ve zarar sorumlusunu öğrendiği, uzun süreli bir tedavinin bulunmadığı, maluliyet oranının belirlendiği 26.06.2020 tarihinin zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceği, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde başvuruda bulunulduğunu, davacının maluliyetini kesin ve net bir şekilde 26.06.2020 tarihli raporla öğrendiğini, bu tarih esas alındığında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı 22.12.2012 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. İhtilaf, davanın zamanaşımı süresi içinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54 maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 109 uncu maddesi, 26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1 inci maddesi, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı.

3. Değerlendirme
26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi;
“(1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;
a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.3.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,
b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22.3.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,
itibaren 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.
(2) Aşağıdaki süreler bu maddenin kapsamı dışındadır:
a) Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri.
b) 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler.
c) 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.
(3) 2004 sayılı Kanun ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında;
a) İcra ve iflas daireleri tarafından mal ve haklara ilişkin olarak ilan ediliş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılır ve ilan için ücret alınmaz.
b) Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilir.
c) Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam eder,
ç) İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınır.
(4) Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dahil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları;
a) Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu,
b) İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu,
c) Adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı, belirler” şeklindedir.

Maddede belirtilen sürelerin 15/06/2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmasına dair 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 30/04/2020 tarihli Resmi Gazede yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, kararın ilgili bölümü şöyledir:
“Madde 1- (1) Covid – 19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1.5.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.6.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığının yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.”

Yukarıdaki açıklandığı şekilde, 7226 Sayılı Kanun’la yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı ile 13.03.2020 ve 15.06.2020 tarihleri (bu günler dahil) arasında zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri ile aynı Kanun’da sayılan diğer süreler durdurulmuştur. Bunun diğer anlamı, arada geçen süreler, asıl sürelere eklenecektir. Bu arada geçen süre 95 gün olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süreler hesaplanırken, süre başlangıcına bu 95 gün de eklenerek sürenin dolduğu tarih belirlenecektir.

Ayrıca sürenin yeniden işlemeye başladığı tarihte kalan süre 15 günden az ise ayrıca bu süreler 15 güne uzatılmıştır. Sonuç olarak 95 günlük bir durma süresi gerçekleşmiş ve bu 95 günlük sürenin sonunda kalan süre 15 gün veya daha az ise kalan süreler 15 güne tamamlanarak süre uzatımı yapılmıştır. Kalan süre 3 gün ise bu 3 gün yerine 15 gün uygulanacak ama bu üç güne 15 gün eklenerek 18 gün uygulanmayacaktır.

Somut olayda; dava konusu trafik kazası 22.12.2012 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından 15.03.2021 tarihinde tahkime başvurulmuştur. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu 22.12.2020 tarihine 95 gün eklendiğinde sürenin bitimi 27.03.2021 tarihi olacaktır. Bu hâle göre tahkime başvuru tarihi itibariyle 2918 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi