YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27028
KARAR NO : 2022/10991
KARAR TARİHİ : 28.09.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasında verilen davanın usulden reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 24/12/2016 tarihinde davacıya ait araç ile davalı … tarafından kullanılan aracın çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, davalılardan …’ın aracın sahibi ve sürücüsü olduğunu, aracın davalı … tarafından … sigorta poliçesinin düzenlendiğini, meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının aracının maddi zarar gördüğünü, araç onarım bedelinin davalı … şirketinden talep edildiğini, ancak sigorta şirketinin bu güne kadar ödeme yapmadığını, kaza sebebiyle ortaya çıkan hasar ve onarım zararının tazminine ilişkin taleplerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19/11/2018 tarihli dilekçesi ile davada davacı araç sahibi olarak sehven ve maddi hata olarak …’ın gösterildiğini, gerçekte bu kişinin araç sürücüsü olduğunu, aracın ruhsat sahibinin bu kişinin babası olan … olduğunu, bu durumun ruhsat incelemesi ile fark edildiğini, davacının maddi hata ile yanlış bildirildiğinin anlaşıldığını, bu durumun HMK 124.madde anlamında dürüstlük kuralına aykırı olmayan, maddi hata olarak değerlendirilerek taraf değişikliğine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili; davacı …’ın huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, değer kaybına uğradığı iddia edilen aracın malikinin davacı olmadığını, davacının 19/11/2018 tarihinde verdiği dilekçesi ile HMK 124 maddesi uyarınca davacı değişikliğine gidilmesini ve davacının isminin değiştirilmesini talep ettiğini, 19/11/2018 tarihli dilekçesi ile maddi hata olduğunu iddia ettiğini, dilekçe içeriğindeki “gerçekte …’ın araç sürücüsü olduğu ve aracın ruhsat sahibinin … olduğunun ruhsat incelemesi ile yeni fark edildiğini ve davacının maddi
hata olarak yanlış bildirildiği” ifadesinden davacı tarafın maddi hata kaynaklı olarak değil, dava öncesindeki gerekli incelemenin yapılmaması sebebiyle davanın hatalı olarak açıldığının anlaşıldığını, söz konusu basit bir maddi hata olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, …’ın kendisine ait T.C. kimlik numarası ile yine ikamet ettiği kendisine ait ikamet adresinin yazıldığını, dava dilekçesinde …’ın davayı açmakta hak ehliyeti olduğu düşünülerek hareket edildiğini, davacı tarafça sigorta şirketine yapılan başvurunun da … adına yapıldığını, kanun hükmü uyarınca davacının taraf değişikliği istemini kabul etmediklerini savunmuştur.
Davalı … vekili; … plakalı araç ile müvekkiline ait… plakalı aracın 24/12/2016 tarihinde çarpıştığının iddia olunduğunu, iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu müvekkilinin aracının geçmişe dönük trafik kaza sorgusu ve sigorta kayıtları incelendiğinde çarpışmanın olmadığının görüleceğini, aracın kaza yapmasında müvekkilinin kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” hükmünü düzenlemiştir.
Dosya kapsamından; davacı vekilinin dava dilekçesi ile davanın araç maliki yerine sehven araç sürücüsü adına açıldığı şeklindedir beyanı HMK’nun 124. maddesi kapsamında kabul edilebilir bir yanılgı olup, mahkemece belirtilen yasa hükmü kapsamında taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken, aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeni ile usulden red kararı verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.