Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/2837 E. 2021/4025 K. 01.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2837
KARAR NO : 2021/4025
KARAR TARİHİ : 01.07.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, 15.09.2018 günü davacı desteğinin yolcu olduğu davalıya trafik sigortalı (ZMSS) araç ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacının oğlunun vefat ettiğini, davacının ölen oğlunun desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; 25.04.2019 talep artırım dilekçesi ile talebini 141.985,49 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, hatır ve müterafik kusur indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılmış ise miktardan tenzili gerektiğini belirterek başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; %20 müterafik kusur indirimi uygulanarak başvurunun kısmen kabulü ile 113.588,40 TL tazminatın 18.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; itirazın reddine karar verilmiş; itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle ölenin yakının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 45/2.) maddesi gereği, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nun 87/1. maddesinde “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir” düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu’nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 6098 sayılı TBK’nın 51. (818 sayılı BK’nın 43.) maddesi uygulama alanı bulacaktır.
Davalı taraf, desteğin davalıya trafik sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyadaki hazırlık soruşturması evraklarına göre destek ve dava dışı araç sürücünün arkadaş oldukları ve birlikte gezmeye gittikleri sabit olduğu belirtilerek hatır taşıması olmadığı kanaati ile hatır indirimi yapılmamıştır.
Davaya konu trafik kazasında, destek …’ın, dava dışı …’in sevk ve idaresindeki davalıya trafik sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu görülmektedir. Soruşturma aşamasında, dava dışı araç sürücüsü …’in ifadesinden, dava dışı araç sürücüsü ile desteğin arkadaş oldukları, dava dışı sürücünün babasına ait araç ile gezmeye gittikleri anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden, somut olayda destek …’ın davalıya trafik sigortalı araçta hatır için taşındığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, hakem heyetince karar verilirken somut olayda hatır taşıması bulunduğu kabul edilerek tazminattan Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hatır indirimi yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de;
Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı yararına davalı … şirketi aleyhine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı … şirketi vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine dair yapmış olduğu itiraz reddedilmiştir.
Sigortacılık Yasası 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Karar yılında yürürlükte olan 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. Maddesinde; “(1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu Tarife hükümleri uygulanır.
(2) Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü düzenlenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretin altında kalması nedeni ile AAÜT’nin 17. maddesi gereğince karar yılındaki 2.725,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı … şirketi vekilinin bu yönleri amaçlayan itiraz başvurusunun reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01/07/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.