Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/2872 E. 2021/3608 K. 24.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2872
KARAR NO : 2021/3608
KARAR TARİHİ : 24.06.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda başvurunun reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi tarafından davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 26/06/2016 tarihinde davalı nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı ve dava dışı sürücü …’ın sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kaza yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, tazminat ödenmesi için davalı tarafa başvurulmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 27/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 05.10.2017 tarihli dilekçesi ile talebini 178.282,41 TL’ye yüskeltmiştir.
Davalı vekili, davacının eksik evraklarla başvuru yapması nedeniyle davacıya tazminat ödenmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespit edilmesi, sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, davacının bakıma muhtaç olduğunun tespit edilmesi, davacı lehine verilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun reddine karar verilmiş; karara, davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; itirazın kısmen kabulü ile hakem kararının kaldırılmasına başvuru sahibinin sürekli iş görmezlik tazminat talebinin kabulü ile 154.986,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, başvuru sahibinin 2.418,72 TL geçici iş göremezlik ve 10.876,83 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; itirazın kısmen kabulüne dair karar, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk dairesi tarafından davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına ve davacının talebinin kabulü ile 12.418,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10.876,83 TL bakıcı gideri tazminatı ve 154.986,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 178.282,41 TL tazminatın 28/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 19/06/2020 tarih ve 2019/4 Esas – 2020/1 Karar sayılı kararı gereğince, Sigortacılık Kanununu 30. Maddesi ile kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verdiği kararlarına karşı yasa yolu olarak Bölge Adliye Mahkemelerine gidilemeyeceği, doğrudan Yargıtaya temyiz kanun yoluna başvurulması gerektiğine içtihadı birleştirme yoluyla karar verilmiştir.
Bu durumda, söz konusu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu Kararı gereğince; Bölge Adliye Mahkemelerince istinaf incelemesi yapılamayacağından ve yasa yolu incelemesi bakımından temyize ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşıldığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 05/12/2019 gün ve 2019/4723 Esas 2019/609 Karar sayılı kararı kaldırılmak ve davalı vekili ile davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçeleri de temyiz dilekçesi olarak kabul edilmek sureti ile İtiraz Hakem Heyeti kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesi gerekmiştir.
2-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-) Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş gücü kaybı ve geçici dönem bakıcı gideri zararından oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı …’in davaya konu kazada % 47 oranında malul kaldığı, 9 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğu ve bu süre zarfında başkasının bakımına muhtaç olduğu, alınan uzman bilirkişi heyeti raporuyla sabit olduğu gibi, İtiraz Hakem Heyeti’nin de kabulündedir. Taraflar arasındaki ihtilaf, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları gereğince poliçe teminatı kapsamı dışında bırakılıp bırakılmadığı noktasında toplanmaktadır.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları gereği poliçe teminatı kapsamı dışında bırakıldığı gerekçesiyle bu kalemler yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığı yönünde karar verilmiştir.
ZMSS Genel Şartları’nın A.5-c maddesiyle, zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dahilinde sigortacının sorumlu olacağı düzenlemesi yapılmıştır. Ancak; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları’na karşı yapılan başvurular üzerine, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu iptal kararı gereği; sigorta teminatına giren ve girmeyen zararların belirlenmesi; zarar sigorta teminatına girmekle birlikte, poliçedeki hangi teminata girdiği belirlemesinin, ZMSS Genel Şartları’na göre yapılması mümkün değildir. Anılan belirlemelerin, KTK ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde de Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla; Anayasa’ya aykırı olduğu için bir kısım hükümleri iptal edilen ZMSS Genel Şartları’na ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin kararı, KTK, BK ve yerleşik Yargıtay uygulamaları dahilinde belirleme yapılması gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı gereği, ZMSS Genel Şartları’nın A.5-c maddesine göre bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı; bakıcı gideri zararının, AYM iptal kararı da dikkate alınarak Dairemizin önceki yerleşik uygulamaları gereği, tedavi giderleri teminatında yer aldığı, geçici iş göremezlik zararının trafik sigorta poliçesi teminatı içinde değerlendirilmesi gerektiği hususları hep birlikte ele alındığında, İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan değerlendirmenin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu edilen geçici dönem bakıcı gideri zararının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, yine geçici iş göremezlik zararının ZMSS poliçe teminatından karşılanması gerektiği dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-) Karara esas alınan maluliyet raporunun alınması için ödenen ücretler de sigorta şirketinin sorumluluğunda olup davacı tarafın dosyaya sunulan dekont ve makbuzlara göre zararın tespiti amacıyla alınan maluliyet raporu masrafları talebi hakkında karar verilmemiştir. 6102 Sayılı TTK 1426. maddesi 1. fıkrasına göre; sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır. Bu itibarla, İtiraz Hakem Heyetince maluliyet raporunun alınması için ödenen ücretin yargılama masrafları çerçevesinde değerlendirilerek bir karar vermesi gerekirken bu talebe ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi yerinde görülmemiştir.
5-) Kabule göre de;
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı yararına davalı … aleyhine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Sigortacılık Yasası 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Karar yılında yürürlükte olan 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. Maddesinde; “(1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu Tarife hükümleri uygulanır. (2) Sigorta Tahkim Komisyonları, Komisyona başvuranların taleplerinin kısmen veya tamamen kabulü halinde Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak üzere, Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Sigorta Tahkim Komisyonları, Komisyona başvuranların taleplerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, reddedilen kısım yönünden karşı taraf lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak üzere ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunundaki beşte birlik orana uyulmak kaydıyla, Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücretin esas alınması gereken durumlarda da beşte birlik indirim yapılır. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü düzenlenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında ücrete hükmedilmesi( hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretin altında kalmadığı da dikkate alınarak) gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 16.01.2020 tarih, 2019/496 E.- 2020/75 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İstinaf Mahkemesi kararı kaldırıldığından ve bu kararın dayanağı olan İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekili ile davacı vekilinin yaptığı istinaf başvuruları temyiz başvurusu olarak değerlendirildiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.