YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2921
KARAR NO : 2021/3650
KARAR TARİHİ : 24.06.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 27.01.2019 günü yaya konumunda bulunan davacı … ’ye davalıya trafik sigortalı (ZMSS) aracın tam kusuru ile çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak açtığı davada tazminat miktarı belirlendikten sonra artırılmak üzere 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 46.618,00 TL’nin 13.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; karara, davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; taraf vekillerinin itirazının reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b)Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda 28.11.2019 tarihli Çivril Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu raporuna göre davacının kazadan dolayı oluşan vertebra kırığı nedeni ile maluliyet oranı %25 olarak belirlenmiştir. Söz konusu rapor 9 uzman doktor tarafından imzalanmıştır ancak maluliyet oranının belirlenmesinde hangi yönetmeliğin uygulandığı rapor içeriğinden anlaşılmamaktadır. Davacı tarafça yapılan müracaat sonrası alınan ve dosyaya sunulan Katip Çelebi Ün. Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’nca davacının maluliyet oranı %28 olarak belirlenmiştir. Söz konusu adli raporda davacıya ait bütün tıbbi belgeler incelenmiş, 20.09.2019 tarihinde yapılan muayenesinde ameliyat sonrası yardımsız iş yapamadığı, eklem hareketlerinin ileri derecede kısıtlı olduğu, yürüme ve hareket bozukluğu olduğu, oturma ve ayağa kalkma hareketlerini yardımsız yapamadığı, her iki bacakta uyuşma ve karıncalanma olduğu tespit edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değ. Hakkında Yön. hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranı %28 olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından tahkime başvurulmadan önce sigorta şirketine başvurulmakla beraber başvurulmasaydı dahi bu tamamlanabilir bir dava koşulu olmakla haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
27.01.2019 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği yürürlükte olup, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 28.11.2019 tarihli Çivril Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu raporu hükme esas alınmıştır. Kaza tarihi 27.01.2019 tarihi itibariyle yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerekirken, başvuranın %25 oranında kalıcı maluliyeti olduğuna dair raporun karara dayanak yapılması doğru olmamıştır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumundan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre iş gücü kaybının tespiti yönünden rapor alınıp, maluliyet oranı değiştiği takdirde yeni orana göre hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Somut olayda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı yararına davalı aleyhine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Sigortacılık Yasası 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Karar yılında yürürlükte olan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. Maddesinde; “(1) Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu Tarife hükümleri uygulanır.(2)Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü düzenlenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretin altında kalması nedeni ile AAÜT’nin 17. maddesi gereğince karar yılındaki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (1-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine, 24/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.