Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/3269 E. 2021/7046 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3269
KARAR NO : 2021/7046
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 09/10/2019 tarih 2019/İHK 13522 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı vekili 14/09/2018 tarihinde davalının kasko sigortacısı olduğu müvekkiline ait aracın hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 102.500,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvuranın ıslah ettiği 102.500,00 TL tazminat talebinin kabulüyle birlikte bu tutarın 30/05/2019 tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte Halk Sigorta A.Ş.’den alınarak başvurana ödenmesine, karar verilmiş; bu karara davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Başvuru, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2.1 maddesine göre, “Onarım masrafları, sigortalı taşıtın, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği taktirde sigortacının malı olur.”
Buna göre, davalı … şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigortalı araç hurdasını sigorta ettiren kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp, hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir. Mal sigortalarından olan Kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır. Sovtajın sigortalı tarafından talep edilmemesi halinde, sigortacıda kalacağı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı taraf araç hurdasının kendilerince teslim alınmadığını, araç hurdası sigorta şirketince teslim alınmış gibi sovtaj bedeli düşülmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiş, İtiraz Hakem Heyetince Kasko Sigortası Genel Şartları gereği sigorta şirketine sunulması gereken “trafikten çekilmiştir.” kaşeli belgenin sigorta şirketine gönderildiği, aracın sigorta şirketine teslimi için gerekenin yapıldığı, davalının aracın hurdasının kendilerine teslim edilmediği sovtaj bedelinin düşülmesi gerektiği iddiasının mesnedi bulunmadığı gerekçeleriyle davalının itirazının reddine karar verilmiş ise de İtiraz Hakem Heyetince yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
O halde yukarıdaki açıklamalar ve somut olaya göre İtiraz Hakem Heyetince; araç hurdasının kimin uhdesinde olduğu tespit edilerek davalı … şirketince teslim alınmış ise belirlenen tazminatın davacıya ödenmesine şeklinde karar verilmesi, davacı tarafta ise bilirkişi tarafından belirlenen bedelden sovtaj bedeli mahsup edilerek tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.