YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/336
KARAR NO : 2022/15326
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erciş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 07.09.2015 tarihinde, davalının sevk ve idaresindeki kamyonun, müvekkillerinin oğlunun yönetimindeki bisiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini belirterek müvekkillerinin her biri için 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; meydana gelen kazada davacıların desteğinin asli kusurlu bulunduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25.06.2019 tarihli raporunda davalının %30 oranında kusurlu, davacıların desteğinin %70 oranında kusurlu bulunduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ölenin yaşı ve kazanın meydana geldiği tarih dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Van Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi gereğince hâkimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç; edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; dava konusu olayda davacıların ölene yakınlığı (anne ve babası olmaları), kaza tarihi, ölenin yaşı ve davalının kusur derecesi ile yukardaki ilkeler göz önüne alındığında, davacılar yararına hüküm altına alınan tazminat miktarı az olup, daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 23.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.