YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/35
KARAR NO : 2022/11367
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; Kırıkhan İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru …’ün 19/01/2008 tarihinde Kırıkhan Devlet Hastanesinde görevini ifa ederken tanımadığı bir şahsın gelerek belindeki silahı aldığını, polis memurunun, …’dan silahı geri almak isterken şahsın mukavemet etmesi sonucu, polis memurunun sağ el 5. parmakta eklem içi kırık meydana geldiğini, sanık hakkında Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/58 E. sayılı dosyası ile görevli memura mukavemet suçundan ceza tertibine gidildiğini, bu olay nedeniyle polis memuruna 30 gün rapor verildiğini, 2330 sayılı Kanun gereğince 10.165,80 TL tutarında nakdi tazminat ödendiğini belirterek, olaya sebebiyet veren …’dan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.165,80 TL’nin rucüen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulüne, 10.165,80 TL’nin 11/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava 2330 sayılı Yasa kapsamında rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu tazminat miktarının belirlendiği İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun 29/01/2009 günlü kararından, zararın nakdi tazminat karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) yüz katı üzerinden, dava dışı polis memurunun iş ve gücünden kaldığı gün sayısına göre hesaplandığı ve buna göre ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa zarar, haksız eylemin meydana geldiği 19/01/2008 tarihinde gerçekleşmiştir.
Haksız eylem sonucu oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalının sorumlu tutulacağı tazminat miktarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir. 2330 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek Devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalıdan rücu edilemez. Davacı idarenin, davalıdan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat miktarından davalının sorumlu olmasını gerektirmez.
Şu durumda mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının sorumluluğunun olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre yaptırılacak hesaplama doğrultusunda belirlenmesi gerekirken, mahkemece karar tarihindeki veriler esas alınarak hesaplanan miktarın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 03/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.